1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid onu elde etti kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
onu elde etti,kazandı,ihraz etti,onu dikkatle sakladı أَحْرَزَهُ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
onu sabitleştirdi,onu sürekli kıldı,onu payidar ve sabit ettiثَبَّتَهُ
onu doğurup suya kandırdı,onu hoşnut etti,onu doyuncaya kadar yedirip içirdi,ona razı edecek şey verdiأَحْسَبَهُ : أَرْضَاهُ : حَسَّبَهُ
onu öfkelendirdi,onu kızdırdı,onu kakıttı,küplere bindirdiأَغْضَبَهُ : حَمَلَهُ عَلَي الغَضَبِ
onu istiab etti,içerdi,ihtiva etti,onu kapladı,onu hepsini avuçlayıp aldıإِسْتَوْعَبَهُ
onu men etti,alıkoydu,engeledi,tehir etti,geriye koydu,sonraya bıraktı,onu geri bıraktı,onu geciktirdiأَخَّرَهُ : مَنَعَهُ وَ جَعَلَهُ مُتَأَخِّراً
onu hor gördü,onu hakaret etti,onu tahkir ettiإِحْتَقَرَهُ
onu büyük buldu,büyük gördü,saydı,onu büyük tuttu,onu korkuttuأَعْظَمَهُ : رَآهُ عَظِيماً
onu sevmedi,ondan tiksindi,hoşlanmadı,onu iğrendi,istikrah ettiبَسَّلَهُ
onu ayıplayıp şanını küçümsedi,onu tayip ve tahkir eylediأَغْمَزَ فِيْهِ : عَابَهُ و صغّرَ شَأْنِهِ
onu yendi,ona galip geldi,onu kahr etti,ezdiإِقْتَسَرَهُ : غَلَبَهُ و قَهَرَهُ
onu yalnız ve yardımsız bıraktı, onu hayal kırıklığına uğrattıخَذَلَهُ
onu bıçakla kesti,onu tekmeledi,tekme veya değnekle vurduبَغَزَهُ : بَزَغَ
onu çekti,onu yerinden oynatıp başka yere nakil ettiجَذَبَهُ
onu yapmağa gücü yetmez,onu yapmak haddiniz değildirأَنْتُمْ أَضْيَقُ إِسْتاً مِنْ أَنْ تَفْعَلُوهُ
onu korkuttu,onu çirkin,katı,kötü,korkunç bulduأَفْظَعَهُ : أَخَافَهُ ، وَجَدَهُ فَظِيعاً، شَدِيداً
hazır,elde mevcut,kullanışlı,piyasada bulunan,elverişli,işe yarar,faydalı,elde,meri,kullanılmaktaرَهْنُ الإِشَارَةِ
soğuk,serin,titreme,ticarette bir şey satın alınırken elde edilen kar,kolay ,zahmetsiz elde edilen ganimet,doyumlukبَارِدَةٌ : الرِّبْحُ فِي التِّجَارَةِ سَاعَةَ شِرَائِهَا ، الغَنِيمَةُ البارِدَةُ ،
erişen,nail,nail olan,elde eden,elde edilen,cömertlik,ulaşan,alan,erişen,begamنَائِلٌ ، مُظَفَّرٌ ، مَنْ أَسْعَدَهُ و نَالَ مَقْصُودَهُ
ganimet,savaşlarda düşmandanalınan mal,ganimete konmak,kolaylıkla elde etmek,bir şeyi meşakkatsiz elde etmek,kazanmak,ganimet,savaşlarda düşmandan alınan mal,düşmandan alınan doyumluk malı,doyumca olmak ve mal sahibi olmak,ganimete konmak,kolaylıkla elde etmek,bir şeyi meşakkatsiz elde etmek,kazanmakغُنْمٌ (ج) غُنُومٌ و فِي المَثَلِ
bir kimseye mal vermek,elde etmek,helak etmek,anlatmak,ifade etmek,fayda vermek,bildirmek,belirtmek,dile getirmek,söylemek,yaramak,beyan etmek,haber vermek,elde etmek,kazanmak,kazandırmakأَفَادَ : إِفَادَةً بِ ، مِنْ ، هُ
kazanmak,elde etmek,galip gelmek,ele geçirmek,yenmek,üstün gelmek,becermek,başarmak,şerden kurtulmak,necat bulmak,galip olmak,elde etmek,nail olmakفَازَ ـُـ فَوْزاً و مَفَازاً و مَفَازَةً ب ، عَلَي ، مِنَ ، فِي
hasıl olanı tahsil etmek,elde etmek,tahsili hasıl,sonuç elde etmekتَحْصِيلُ الحَاصِلِ
kazanmak,başarmak,kayıt etmek,elde etmek,almak,yapabilmek,muzaffer olmak,elde etmek,ele geçirmek,varmak,bulmak,yetişmek,yenmek,müsabakalarda birinci gelmek,ihraz etmek,erişmek,galip gelmek,nail olmak,dikkatle saklamak,muhkem etmek,hıfız etmek,korumakأَحْرَزَ : إِحْرَازاً ، هُ و فِي المَثَلِ
galip olmak,muzaffer olmak,galip gelmek,necat bulmak,zaferi kazanmak,zafer elde etmek,ele geçirmek,galip gelmek,elde etmek,nail olmakظَفِرَ ـَـ ظَفَراً ومَظْفَراً بِ ، عَلي
yetişmek,olgunlaşmak,anlamak,kavramak,idrak etmek,akıl etmek,ulaşmak,kemale ermek,kemalini bulmak,erişmek,ermek,yetmek,telafi etmek,sezmek,görmek,bulmak,elde etmek,bildirmek,bilmek,tabi olmak,baliğ olmak,yakalamak,elde etmek,nail olmak,vakti gelmekأَدْرَكَ : إِدْرَاكاً بِ ، هُ و فِي المَثَلِ
bir kimseden nesne talep etmek ve bir kimseyi çağırtmak,kığırtmak,davet etmek,okumak,istemek,dilemek,çağırmak,resmen talep etmek,dilekçe,istida,bazı talepleri elde etmek veya dava açmak için mahkemelere sunulan talep,umumi makamlardan izin veya hak elde eإِسْتِدْعَاءٌ (ج) إِسْتِدْعاءَاتٌ : و هُوَ فِي لُغةِ المَحَاكِمِ طَلَبٌ يُوَجَّهُ إلَي المَحْكَمَةِ للحُصُولِ عَلَي بَعْضِ المَطَالِبِ او لإقَامَةِ دَعْوي ، طَلَبٌ يُقَدّمُ لِسُلْطَةٍ عَامَّةٍ للحُصُولِ عَلَي إِجَازَةٍ او حَقٍّ
tahsil etmek,toplamak,ele geçirmek,elde etmek,hasıl kılmak,tahsil etmek,toplamak,elde etmekحَصَّلَ : تَحْصِيلاً عَلَي
yetişmek,elde etmek,erişmek,kazanmak,nail olmak,zarar vermek ,ulaşmak,bulmak,erişmek,kazanmak,nail olmak,zarar vermek,ermek, cömertlik etmek,ulaşmak,elde edilen şey,nail olmak,ermek,erişmek,elde etmek,yetişmek,elde etmek,bulmak, ,erişmek, kazanmak,nail olmak,zarar vermek,ermek, cömertlik etmek, ulaşmak,elde edilen şeyنَيْلٌ ، مَنَالٌ
istila etmek,zorla almak,ele geçirmek,elde etmek,cebren ve kahren almak,elde etmek,ele geçirmek,istila etmek,üstün gelmek,sonuna varmak,yüce olmak,galipolmak,el bulmak,düşmana fırsat ve galebe edip vurmak,zapt etmek,basmak,kaplamakإِسْتَوْلَي : إِسْتِيْلاَءً عَلَي
felah bulmak,zafer bulmak,kurtulmak,isteğini elde etmek,kazanmak,elde etmek,zafer yab olmak,muvaffak olmak,ihtiraz etmek,maksadına nail olmak,başarılı olmak,korkudan emin olmak,selamete çıkmak,maksadına,muradına,istediğine nail olmak,أَفْلَحَ : إِفْلاَحاً بِ و فِي القُرْآنِ العَظِيمِ
onu kahr etti,ezdi,mağlup etti,eziyet etti,işkence etti,zülüm etti,incittiإِضْطَهَدَهُ : قَهَرَهُ و أَذَاهُ , جَارَ و غَلَبَ عَلَيْهِ و سَحَقَهُ وعَذََّبَهُ
onu metih etti,övdü,ev safını zikir ve tadat etti,vasf etti,yüceltti,tazim ettiأَثْنَي عَلَيْهِ بالخَيْرِ و مَجَّدَهُ : مَدَحَهُ
parayı tezyif etti,taklit etti,kalpazanlık etti,sikkeye hile kattı,sikkeyi kalp ettiزَيَّفَ الدَّرَاهِمَ : زَافَهَا
onu teşvik etti,kındırdı,tahrik etti,kışkırttı,provake etti,dürttü,terğip ettiإِسْتَحَثَّهُ : حَثَّهُ و إِسْتَفَزَّهُ
onu razı etti,hoşnut etti,memnun etti,itabını izale etti,giderdiأَعْتَبَهُ : أَرْضَاهُ وأزَالَ عَتَبَهُ
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ بِالحَقِّ بُخُوعاً و بَخَاعَةً
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ بِالحَقِّ : إِعْتَرَفَ بِهِ
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ بِالحَقِّ بُخُوعاً و بَخَاعَةً ، ل
hakkı tanıdı,itiraf etti,ikrar etti,izan etti,boyun ettiبَخِعَ ـَـ بُخُوعاً و بَخَاعَةً بِالحَقِّ
arkadaşına isyan etti,zülüm etti,tecavüz etti,tahkir ettiأَبَزَ بِصَاحِبِهِ : إِعْتَدَي عَلَيْهِ
onu tahrip etti,sabote etti,mahv etti,viran ettiخََرَّبَهُ
ihbar etti,jurnal etti,ispiyon etti,müzevvirlik ettiوَشَي بِهِ
hadisi tedvin etti,kayıt etti,yazdı,topladı,derledi,deftere geçirdi,tescil ettiدَوَّنَ الحَدِيثَ الشَّرِيفَ
onu teyit etti,muhkem etti,pekiştirdi,takviye etti,sağlamlaştırdı,sabit kıldı,kuvvetlendirdiآكَدَهُ : أَوْكَدَهُ
batılı yok etti,ortadan kaldırdı,sildi,mahv etti,hükümsüz kıldı,iptal ettiأَزْهَقَ البَاطِلَ : مَحَاهُ و أَزَالَهُ و أًبْطَلَهُ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid