1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid onu gördü,görebilmek için baktı,bildi kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
onu gördü,görebilmek için baktı,bildi أَبْصَرَهُ ، رَآهُ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
onu hazırladıأَجْمعَهُ : حَضَّرَهُ
onu ürküttüأَوْاَرَهُ : نَفَّرَهُ
onu sancıdıأَطْعَنَهُ
onu ürküttüإِسْتَنْفَرَهُ
onu sıkıştırdıإِئْتَرَّهُ
onu sıkıştırdıقَدَّرَ عَلَيْهِ
onu sıkıştırdıأَقْرَنَ عَلَيْهِ
onu bağladıرَبَطَهُ
onu benimsediإِسْتَخَّصَّهُ بِنَفْسِهِ
onu bağladıأَعْكَاهُ : أَوْثَقَهُ
onu sıkıştırdıأَزَقَهُ : ضَيَّقَهُ
onu sıkıştırdıزَنَّأَ الرَّجُلُ عَلَيْهِ : ضَيَّقَ
onu yaktıأَرْمَضَهُ : أَحْرَقَه
onu balladımعَسَلْتُهُ
onu ürküttüأَنْفَرَهُ : جَعَلَهُ يَنْفرُ
kadın hayız oldu,adet gördü,kadının hayız kanı devam ettiأُسْتُحِيْضَتِ المَرْأَةُ
yeri veya adamı kuraklık ve kıtlığa musab gördü veya bulduأَجْدَبَ المَكَانُ او الرَّجُلُ
ona uğradı,ona rast geldi,onu gördüمَرَّ بِهِ
hasta nesne ile tedavi oldu,tedavi gördüإِسْتَشْفَي المَرِيضُ بالشَّيْئِ : تَدَاوَي بِهِ و تَشَفَّي
oğlan düş gördü,ihtilam oldu,baliğ olduإِحْتَلَمَ الغُلاَمُ : تَحَلَّمَ و تَنوَّمَ و أَدْرَكَ
kadın loğusa oldu,hayız gördü,kadın doğurduنُفِسَتِ المَرْأَةُ : حَاضَتْ
onu zayı gördü,zayıf kıldı,zayıf düşürdüأَرْزَغَ فِيهِ : إِسْتَضْعَفَهُ
adam kendini fakirlik ve bahtsızlık içinde gördü,yalandan fakru perişanlık içinde göründüتَبَاءَسَ : تَبَاؤُساً الرَّجُلُ : تَظَاهَرَ بالبُؤْسِ و الفَقْرِ
onu hafif buldu,hafif gördü,hafifsediإِسْتَخَفَّهُ : وَجَدَهُ خَفِيفاً
onu hafifsedi,hafif saydı,hafif gördüإِزْدَهَفَهُ: إِسْتَخَفَّهُ
onu vacip saydı,gerekli saydı,gördüإِسْتَوْجَبَهُ : عَدَّهُ وَاجِباً
onunla gır gır geçti,alay etti,küçümsedi,yukarıdan baktı,adam yerine koymadı,küçük gördüإِزْدَرَي بِهِ : إِسْتَهْزَي بِهِ
bir şeyi bedi saydı,add etti,bedî ve emsalsiz nazarıyla baktı,nesneyi garipasedi,tuhaf gördüإِسْتَبْدَعَ الشَّيْئَ : عَدَّهُ بَدِيعاُ او غَرِيباً
görüşü,reyi,eylemi,fiili veya işi tasvip etti,doğru buldu,onayladı,iyi gördü,beğendi,uygun bulduإِسْتَصْوَبَ الرَّاْيَ او العَمَلَ او الفِعْلَ : رَآهُ صَوَاباً
ilçla tedavi oldu,tedavi gördüإِسْتَطَبَّ بالدَّوَاءِ : تَدَاوَي بِهِ
hakkı içinلأجل حق
gelecek içinمِنْ أَجْلِ المُسْتَقْبَلِ
geleceğiniz içinمن أجل مستقبلكم
kardeşin içinلأَجْلِ أَخِيكَ
yere ağaç sokup su çıksın diye deprendirmek,avucunda bir şeyi büküp yuvarlak hale getirmek,erkek hayvan dişisine aşmak için sıçramak,yuvarlak bir şeyi iki avuç arasında döndürüp yuvarlatmak,su çıkarmak için pınarın gözüne değnek vesaire sokup karıştırmak,karışmak,karma karış olmak,sokmak,semirmek,tavlanmak,avucundaki bir şeyi bükmek veya yuvarlak hale getirmek,aşmak,satmakبَاكَ ـُـ بَوْكَاً ، هُ و فِي الحَدِيثِ
bebek için sütحَلِيبٌ لِلرَّضِيعِ
başkası için vermekأداء ، وكالة ، أداء بالوكالة
yalnız evlenenler içinللمُتَزَوِّجِين فَقَطْ
düşünmek için mühletمُهْلَةٌ للتَّفْكِيرِ
sizin için mümkündürيُمْكِنُكُمْ
bebekler için can simidiطَوْقٌ نَجَاةٌ للرّضَّعِ
bir amaç içinلِغَرَضٍ
yaramazlık için birleşmeإتفاق علي الشر ، معاقدة إلي الفساد
bir çıkış içinلخروج واحد
bir işi içinلِمَصْلَحَةٍ
adam gözünü bir noktaya dikip dikkatlice baktıبَرْهَمَ : بَرْهَمَةً الرَّجُلُ
yazar yazılarına yeniden baktı,tekrar gözden geçirdiأَعَادَ الكَاتِبُ النَّظَرَ فِي كِتَابَاتِهِ
yabani hayvan koşarken birden durup arkasına baktıكَذَّبَ الوَحْشِيُّ
fırsatı ganimet bildi,fırsatı kolladıإِنْتَهَزَ الفُرْصَةَ : إِغْتَنَمَها
ona veya nesneye dönüp baktı,dikkat etti,aldırdıإِلْتَفَتَ إِلَيْهِ أَوْ إِلَي الشَّيْئِ : صَرَفَ وَجْهَهُ إِلَيْهِ
kadın bakmak için dalgın vaktini bekledi,gizlice baktıأَوْمَضَتِ المَرْأَةُ بِعَيْنِهَا : سَارَقَتْ النَّظَرَ
hayvana insan muamelesi yaptı,insana bakar gibi baktıأَنَّسَ الحَيْوَانَ : عَامَلَهُ مُعَامَلَةَ الإِنْسَانِ ، نَظَرَ إِلَيْهِ نَظْرَتَه إِلَي إِنْسَانٍ
onu kınadı,ayıpladı,horladı,hor gördü,tepeden baktıأَرْزَغَ فِيهِ : طَعَنَ عَلَيْهِ ، عَابَهُ ، إِحْتَقَرَهُ
nesneye boynunu uzatıp yukarıdan baktı,gözetti,muttali olduأَشْرَفَ عَلَي الشَّيْئِ : نَظَرَ إِلَيْهِ وإِطَّلَعَ عَلَيْهِ مِنْ فَوْق
adam bekledi,dikkatle baktı,ümit etti,umdu,gözlediإِسْتَنْظَرَ الرَّجُلُ : إِنْتظَرَ و تَأَمَّلَ و تَوَقَّعَ و تَنَظَّرَ
geyik hissettiği nesne tarafına boynunu uzatıp dikkatle baktıأَرْشَقَتِ الظَّبْيَةُ مَدَّتْ عُنُقُهَا إِلَي مَا رَاْتْهَا
nesneye hafif ve hızlı bakış ile baktı,nazar eylediلَمَأَ الشيئُ : لمحه
onu horladı,tahkir etti,tepeden baktı,adam yerine koymadıأَحقَرَهُ
uzakta nesneyi görebilirmiyim diye elini kaşının üzerine koyup baktıإِسْتَوْضَحَ الشَّيْئَ او عَنْهُ : وَضَعَ يَدَهُ عَلَي عَيْنَيْهِ او حَوَاجِبَهُ لِيَنْظُرَ هَلْ يَرَاهُ
iş ile ilgilendi,işe baktı,ilgi ve alaka gösterdiإِعْتَنَي بالأَمْرِ : أَوْ بِهِ : إِهْتَمَّ بِهِ واَحْسَنَ القِيَامَ عَلَيْهِ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid