1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid onu gördü,görebilmek için baktı,bildi kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
onu gördü,görebilmek için baktı,bildi أَبْصَرَهُ ، رَآهُ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
ben onu elbette döveceğim ister yaşasın ister ölsün,onu sağlığı veya ölümü halinde muhakkak döveceğimلأَضْرِبَنَّهُ عَاشَ او مَاتَ
onu yutkunamayacak derecede mahzun ve kedernak etti,tükürüğünü boğazına durdurdu ki onu mahzun ettiأَجْرَضَهُ بِريقِهِ : جَعَلَهُ يَغُصُّ بِهِ
aşk ve felek onu derde düçar eyledi,felek onu mahv ve harap ettiأَتْبَلَهُ الدَّهْرُ
onu tesis etti,bina etti,onu kurduأَسَّسَهُ : بَنَاهُ
onu tesis etti ,bina etti ,onu kurduأَسَّسَهُ : بَنَاهُ
onu ikrar etti,itiraf etti,onu soğuttu,kararlaştırdı,kabul ettiأَقَرَّهُ
onu onu dövdümضَرَبْتُهُ إِيَّاهُ
onu hoş iyi buldu,onu güzel buldu,helal bulduإِسْتَطْيَبَهُ : وَجَدَهُ طَيِّباً
onu hoş iyi buldu, onu güzel buldu, helal bulduإِسْتَطْيَبَهُ : وَجَدَهُ طَيِّباً
onu atının sırtından yere bıraktı,attı,onu vurup atı üzerinden yere düşürdü,yere bıraktıأَرْمَاهُ عَنْ فرَسِهِ اي طَرَحَهُ و أَلْقَاهُ عَنْ ظَهْرِ فَرَسِهِ
ona sordu,ondan istedi,onu istedi,rica etti,onu sorduسَأَلَهُ
korku onu kararsız eyledi,korku onu kararsız ettiki ıstıraba düştüإِسْتَخَفَّهُ الخَوْفُ
onu men etti,onu mağlup ettiأَقْرَعَهُ : مَنَعَهُ أَوْ غَلَبَهُ
onu tehdid etti,onu muztarib ettiأَرْعَدَه : تَهَدَّدَهُ او جَعَلَهُ يَضْطرِبُ و يَهْتَزُّ مِنَ الخَوْفِ
onu esir aldı ,onu esir ettiأَسَرَهُ
onu zayıf,güçsüz gördüإِسْتَضْعَفَهُ : رآهُ ضَعِيفاً
onun kanını mübah gördüإِسْتَبَحَ دَمَهُ
revaç ve rağşbet gördüلقي رواجا و إقبالا
özel eğitim aldı,gördüتَلَقَّي التَّدْرِيبَ الخَاصَّ
onu hafif,yeyni gördüإِسْتَخَفَّهُ : رَآهُ خَفِيفاً
cami büyük zarar gördüلحقت بالمسجد أضرار بالغة
göz gördü gönül sevdiرَأَتْهُ العَيْنُ فَاَحَبَّهُ القَلْبُ
işi kendi eliyle gördüبَشَرَ الأَمْرَ
dan,den çekti,gördüعَانَي مِنْ
işi korunç,çirkin gördüإِسْتَفْظَعَ الأَمْرَ : رَآهُ فَظِيعاً
göz gördü gönül beğendiرَأَتْهُ العَيْنُ و أَعَجَبَهُ الفُؤَادُ
falan konuda mazur gördüعَذَرَ فِي المَوْضُوعِ كَذَا
hayrın işaretlerini delillerin gördüأَخَالَ فِيْهِ الخَيْرَ : رَأَي دَلاَئِلَهُ
onun ihtiyacını gördü,giderdiسَعَفَهُ
adam aralıkla iş gördüأَتْرَي : إِتْرَاءً الرَّجُلُ
bir şeyin hakıkatına muttali olmak için araştırmak,görüşmek,karşılıklı konuşmak, araştırmak,bir şeyin asıl ve hakikatını bulmak için muaraza ve münzara etmek,meramını delil ve ispatla izah ve ifham etmekبَاحَثَ : مُبَاحَثَةً ، فِي ، هُ
su fışkırmak,su akmak için havuzun kenarını kırmak,kutu suile dolup taşmak,göz yaşarmak,toprağı yarmak,sel basmak,dolmak,kenarını kırmak,ırmağın suyu akması için bendini kırmak,sel yerini yarmak,ayrılmak,yırtmak,nehrin suyunu her tarafa akıtmak için kenarını gedmek,ırmağın suyu akması için bendini kırmak,sel yerini yarmak,sel basmak,kenarını kırmak,ayrılmak,yırtmak,rol vermek,mecra açmak,nehir veya sel yatağının kenarını veya bendi yıkıp etrafı basmak,göz süraatle yaş akıtmak,sel suyu ağzına kadar dolmak,su fışkırmak,su akmak için havuzun kenarını kırmak,kutu su ile dolup taşmak,göz yaşarmak,toprağı yarmakبَثَقَ ـُِـ بَثْقاً و بِثْقاً و تَبْثَاقاً و بُثُوقاً
el ile yoklamak,ellemek,araştırmak,davarın semizliğini öğrenmek için sırtını yoklamak,tahkik ve tafahhüs etmek,dikkatle göz gezdirip bakmak,gözle yoklamak,ayakla basmak,mevsimin gayrinde bitmek,davarın semizliğini öğrenmek için sırtını yoklamakجَسَّ ـُـ جَسّاً
bir kimseyi bir yere göndermek için çağırıp tahrik ve teşvik etmek,yardım ve medet istemek,bir nesnenin fehmini talep etmek,bir şeyi sormak,anlamak istemek,harekete geçirmek,göndermek için çağırmak,acele etmekإِسْتَوْحَي : إِسْتِيحَاءً ، هُ
alçalmak,alçak gönüllü olmak,mütevazi olmak,alçak asıllı olmak,alçak,kötü mayalı olmak,deve binicisi binmesi için boynunu aşağı eğmek,boynuna basıp binmek için deve başını aşağı eğmekإِتَّضَعَ : إِتِّضَاعاً
mızrak tepesi gibi yüksek bir yere asılan nişangah,hedef,kuyunun suyu çoğalmak ve iyileşmek için dibine attıkları bir nevi taş,taş oyuk,taştan dikilmiş sanem,put,hava hedefi,havada ağaç başında olan nişan,ok nişanı için havaya dikilen kabak misillü hedef,nişan,garazبُرْجَاسٌ (ج) بَرَاجِيسُ : هَدَفٌ يُوضَعُ عَلَي شَيْئِ لِيُرْمَي يقال هو كالبُرْجَاسِ ليس من النَّاسِ
nehrin suyunu her tarafa akıtmak için kenarını gedmek,ırmağın suyu akması için bendini kırmak,sel yerini yarmak,selbasmak,ayrılmak,yarmak,yırtmak,rol vermek,mecra açmak,nehir veya sel yatağının kenarını veya bendi yıkıp etrafı basmak,göz süraatle yaş akıtmak,sel suyu ağzına kadar dolmak,su fışkırmak,su akmak için havuzun kenarını kırmak,kutu su ile dolup taşmak,göz yaşarmak,toprağı yarmak,olmakayırmak,su bendini tahrip etmek,su kaynamak,taşmak ,göz yaşı boşanmakبَثَقَ ـُِـ بَثْقاً و بِثْقاً و تَبْثَاقاً و بُثُوقاً
muharebe için birbirini teşvik etmek,yekdiğerini muharebe için teşvik etmekتَذَامَرَ : تَذَامُراً
al olmak,kıpkızıl olmak,kırmızılaşmak,kızıllaşmak,malı ticaret için değil kendisi için edinmek,mal toplatyıp kendisine edinmek,elde etmek,kazanmak,toplamak,kazanmak,almak,yaratmak,ele geçirmek,istical etmek,tedarik etmek,sahip olmak,malik olmak,yaratmak,halketmekقَنَا ـُـ قَنْواً و قُنْوَاناً و قُنُوّاً
e,a kadar,da,te,ta,taki,ıncaya kadar,olacak derecede,ya,ye kadar,hatta,için,dek,değin,diye,doğru,sın,sun diye,varıncaya kadar,lakin,e,a,için zımnında,bile,hem,üstelik,dün gece sabaha kadar uyudum,balığı başına kadar yedimحَتَّي : إِلَي ، لِ ، لِحَدِّ ، لِغَايَةِ ، لَكِن ، لأَجْلِ ، ضِمْنَ نحو نمت البارحة حَتَّي الصّباح و أَكَلْتُ السَّمَكَةَ حَتَّي رَأْسِهَا
bir şeyi kendine almak,kendisi için seçmek,ihtiyar etmek,kendine ayırmak,tahsis etmek,mal etmek,öc almak için yardım istemek,intikam almak istemek,mal etmekإِسْتَأْثَرَ : إِسْتِئْثاراً بِ ، هُ
fidye,esir,tutsak ve köleleri kurtarmak için verilen ücret,bedel,keffaret,fedekarlık,kurbanlık,esiri serbest bırakmak için ödenen mal,para,ödek,fedakarlık,fida,özveri,kurtarma,halas,paraya çevrilme,kurban,feda etmek,bedel vermek,edel vermek,vermek,bir nesnenin hacmi,iriliği,buğday,tahıl ambarı,hurma yığını,ambar,zahirelikفَدَاءٌ (ج) أَفْدِيَةٌ ، أَنْبَارٌ
işte bunun için,işte bundan dolayı,işte bunun içinفَلِهَذَا
kalkmak,iş yapmak,tamamlamak,kuş uçmak için kanatlarını açmak,zülümetmek,yerinden yükselmek,,uyanmak,kalkınmak,ilerlemek,kalkındırmak,iş yapmak,tamamlamak,kuş uçmak için kanatlarını açmak,yerinden yükselmek,kuş uçmak için kanatlarını açmak,uyanmak,kalkınmak,ilerlemek,doğrulmak,yerinden yükselmek,zulüm etmekنَهَضَ ـَـ نَهْضاً و نُهُوضاً إِلَي ، بِ ، عَنْ ، لِ
bir şeyede güç yettiği kadar çalışmak,çabalamak,zor olanı yapmaya uğraşmak,duruşmak,içtihat etmek,içtihatta bulunmak,bir şeyi yapmak için çalışmak,bütün gücünü harcamak,çalışmak,cehd etmek,duruşmak,çalışmak,hedefe varmak için tüm gücünü harcamak,sarf etmekإِجْتَهَدَ : إِجْتِهَاداً فِي
göz dikip baktıأَرْشَقَ : طَمَحَ بِبَصَرِهِ فَنَظَرَ
nesneya hafifçe baktıأَلْمَحَهُ أَوِ الشَّيْئَ : أَبْصَرهُ بَنَظَرٍ خَفِيفٍ
ona sürekli baktıرَنَّقَ إِلَيْهِ
gözden geçirdi baktıأَمَرَّهُ عَلَي بَصَرِهِ ، عَرََضهُ عَرْضَ عَيْنٍ
onun ötesine baktıإِسْتَشَفَّهُ : نَظَرَ مَا وَرَاءَهُ
adama gözüyle baktıبَقَا الرَّجُلُ
adam yere baktıأَطْرَقَ الرَّجُلُ : نَظَرَ إِلَي الأَرْضِ
ona yukardan baktıإِسْتَطَلَّ عَلَيْهِ : أَطَلَّ
nesneyi gördü,baktıإِسْتَرْأَي الشَّيْئَ : أَبْصَرَهُ
ona aşikar baktıإِشْتَهَرَهُ : نَظَرَ إِليْهِ جِهَاراً
kendine aynada baktıنَظَرَ نَفْسَهُ فِي المِرْآةِ : شَافَ فِيْهَا
geleceğe umutla baktıنَظَرَ إِلَي المُسْتَقْبَلِ بِالأَمَلِ
bir şeye baktıإِجْتَلَّ الشَّيْئَ : نَظَرَ إِلَيْهِ
nesneye yukardan baktıأَطْلَعَ عَلَي الشَّيْئِ : أَشْرَفَ عَلَيْهِ
nesneye uzaktan baktıبَاصَرَهُ أَوِ الشَّيْئَ : أَشْرَفَ يَنْظَُرُ إِلَيْهِ مِنْ بَعِيدٍ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid