1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid onu gördü,görebilmek için baktı,bildi kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
onu gördü,görebilmek için baktı,bildi أَبْصَرَهُ ، رَآهُ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
onu hor gördü,onu hor ve hakir tuttu,hakir add etti,küçümsedi,ona hakeret etti,tepeden baktı,yukarıdan baktı,adam yerine koymadıإِسْتَحْقَرَهُ : إِحْتَقَرَهُ و حَقَرَهُ
onunla alay etti,onu alaya aldı,onu hezil edip maskaralığa aldı,istihza etti,eğlendi,güldü,dalga geçti,gır gır geçtiإِسْتَهْزَأَ بِهِ أَوْ مِنْهُ : سَخِرَ مِنْهُ و هَزَأَ و هِزَئَ و تَهَزَّأَ بِهِ
hedef,amaç,nişan,nişan halkası,talim tahtası,şu halkadırki,ok ve mızrak meşkedenler atmayı ve sancımayı onunla öğrenirler ki onu bir yere nasp ve ustuvar edip oku içinden geçirmeksizin ona atıp ve mızrakla onu ahz ederlerدَرِيْئَةٌ (ج) دَرَايَا
hedef,amaç,nişan,nişan halkası, talim tahtası,şu halkadırki,ok ve mızrak meşkedenler atmayı ve sancımayı onunla öğrenirler ki onu bir yere nasp ve ustuvar edip oku içinden geçirmeksizin ona atıp ve mızrakla onu ahz ederlerدَرِيْئَةٌ (ج) دَرَايَا
onu ağırladı,ona ikram etti,ona hürmet ve riayet etti,onu tazim ve tenzih ettiأَكْرَمَهُ : عَظَّمَهُ و نَزَّهَهُ
çirkin addetti,nahoş tuttu,çirkin ve nahoş buldu,onu tatsız buldu,onu çirkin,kötü,iğrenç,yaramaz,yatlı bulduإِسْتَبْشعَهُ : عَدَّهُ بَشِعاً
atın göğsü,göğüs önü,döş önü,göğüsün yukarı tarafı,gerdan,boğaz,,kaba ve kalın kafalı,bön,göden,akılsız,ağır manzaralı,ahmak,beceriksiz,bön,ebleh,aciz,alık,kötü manzaralı adam,aciz,alık,kesmez,kör aletبَلْدَمٌ ، بَلْذَمٌ : بَلْتَمٌ ، مُقَدَّمُ الصَّدْرِ، حُلْقُومٌ ، أَحْمَقُ
onu derse başladığını gördüm,onu derse başlar gördümرَاَيْتُهُ يَشْرَعُ فِي الدَّرْسِ
onu büyük buldu,büyük gördü,onu azim,ulu,büyük bulduأَعْظَمَهُ : وَجَدَهُ عَظِيماً
ondan inceden inceye hesap sordu,hesapta tetkik ve istiksa edip onu sıktı,hesapta tetkik ve istikça edip onu sıktıنَاقَشَهُ الحِسَابَ و فِي الحِسَابِ
bir işe kendisini alıştırmak,yerleştirmek,yurtlandırmak,yurt ve vatan edinmek,yurt tutmak,bir nesneye yürek bağlayıp onu kararda kılmak,bir nesneye yürek bağlayıp onu karada kılmakتَوْطِينٌ (ج) تَوْطِينَاتٌ
onu yavaş,geç,ağır add etti,saydı,onu yavaş,ağır gördü veya buldu,geç olmasını istedi,ağır olmasını istedi,onun gecikmesini istedi,talep etti,ona geç kaldın dediإِسْتَبْطَأَهُ : عَدَّهُ او وَجَدَهُ بَطِيئاً
gürültü,karışık ses,çığıltı,şamata,çığıltı,feryat,bağrışma,anlaşılmayan sesler,evin dış kapısının önü,bağrışma,anlaşılmayan sesler,evin dış kapısının önüلَغَطٌ (ج) أَلْغَاطٌ
ev önü,evin önünde olan geniş meydan,avlu,evin etrafı,evin avlusu,ev önü,hayatıve meydanı ve şehir yöresi,boşluk,okul bahçesi,avlu,evin etrafı,evin avlusu,ev önü,ev avlusu,boşluk,okul bahçesi,avlu,hayatıve meydanı ve şehir yöresi,avlu,evin etrafı,evin avlusu,olmak,yok olup gitmek,helak olmak,zeval,ölüm,imha,ortadan kaldırma,mahvolmak,ölmek,öleceklik,telef,fena,fena olmak,tükenmek,zail olmak,kalmamak,sonu olmak,bozulmak,yokluk,فِنَاءٌ (ج) أَفْنِيَةٌ و فِنَيً: سَاحَةُ الدَّارِ و فِنَي: جَوَانِبُ الدَّرِ : صَحْنُهَا
yakmak,acıtmak,dil ve acı sözlerle incitmek,güneş yakmak,dili ile sözü ile onu incitmek,sokmak,bir şeyi ateş yakmak,güneş yakmak,dokunmak,dili ile sözü ile onu incitmek,sokmakلَذَعَ ـَـ لَذْعاً بِ
adam gördü,basiretli olduبَصَرَ الرَّجُلُ
adam ihtiyacı gördü,giderdiبَنَّكَ الرَّجُلُ الحَاجَةَ : قََضاهَا
göz gördü gönül sevdiالعين رأت و القلب أحبّ
ilgi ve bakım gördüتَلَقَّي الإِهْتِمَامَ و العِنَايَةَ
Amerikan desteğini aldı,gördüحَظِيَ الدَّعْمَ الأمِيرِيِكِيّ
onu dinledi,ona baktı,gördüإِسْتَأْنَسَ لَهُ
onu işine bakıp noksan gördüجَحَظَ إلَيْهِ عَمَلهُ
nesneyi iyi,hoş,güzel gördüإِسْتَطْيَبَ الشَّيْئَ : رَآهُ طَيِّباً
onu işe ehil,layık gördüآهَلَهُ للأَمْرِ : رَآهُ أَهْلاً لَه
onu horladı,küçümsedi,hor gördüإِقْتَحَمَهُ : إِحْتَقَرَهُ
Göz gördü gönül sevdi( at.s)العين رأت و القلب أحبّ
onu gördü bildi,anladı,öğrendiبَصُرَ بِهِ : رَآهُ
onu gördü bildi,anladı,öğrendiبَصِرَ بِهِ : رَآهُ
onu gördü bildi,anladı,öğrendiبَصَرَ بِهِ
onu açıkladı,izah etti,gördüأَوْضَحَهُ
yalan yere yemin etmek,deriyi yüzmek,köyündürmek,deriyi ateşle yakmakşarap içmek için satın almak,tokalaşmak,deriyi yüzmek,deriye ateşle yakmak,köyündürmekk,kırbaçlamak,şarap içmek için satın almak,tokalaşmakسَبَأَ ـَـ سَبْأً و سِبَاءً و مَسْبَاٌ
esenleşmek için bir kimse ile el tutuşma,şarap satın almak,bir nesneyi ateşe yakmak,bir kimseyi değnekle yakıcı ile dövmek,deri ve kabuk makulesini yüzüp soymak,ateş deriye tesir etmekle değiştirmek,tağyir eylemek,musafaha etmek,esenleşmek için bir kimse ile el tutuşmak,yolمَسْبَأٌ : سَبْأٌ : سِبَاءٌ : طَرِيقٌ
dikiş çatmak,ilmek,seyrekçe dikmek,melul ve mahzun olmak,usanmak,ilmek,seyrekçe dikmek,tez tez geçip gitmek,esvap çatmak için ilişik dikmekusanmak,hafifçe bağlamak,iliştirmek,ilmek,kızmak,ısınmak,ılımak,yılımak,yorulmak,olunmak,yılınmak,koşmak,uzamak,temadi etmek,ulanmak,ekmek veya eti pişirmek için küle gömmekمَلٌّ
yapmak,tertip etmek,iyilik etmek,sanat işlemek,düzmek,adam yetiştirmek,iyilik talep etmek,bir iş için birisini ihtiyar etmek,yapmak,sentezle birleştirmek,üründülemek,adam ve çırak yetiştirmek, dostlar için yemek ve ziyafet tertip etmekإِصْطِنَاعٌ (ج) إِصْطِنَاعَاتٌ : إِسْتِصْنَاعٌ
tam olmak,tamam olmak,bitmek,tamam,bir nesnenin tüm parçaları,eczaları istenildiği gibi mevcut olmak,yay daire ve açının doksan dereceye ikmali için ilave veya tenzili icap eden yay yahut açı,sağlam olmak,son,nihayet,bir şeyin itmam ve ikmal için ilave olunan şey,miktarتَمامٌ ، تَمَامَةٌ ، تَتِمَّةٌ
misil,nazir,denk,nasip,kat,kefalet,başkalarına kendini yük eden,öküz boyundurunun altına boynu korumak için konan keçe,savaşta kaçmak için arka tarafta kalan kişi,at üstünde oturmayan adam,dökülen tüyün yerine biten tüy,bir nesnenin iki katı ki bir kendi kadar ola,misli,misil,nazir,denk,kat,nasip,pay,ecir,kefalet,başkalarına kendini yük eden,öküz boyundurunun altına boynu korumak için konan keçe,savaşta kaçmak için arka tarafta kalan kişi,at üstünde oturmayan adam,dökülen tüyün yerine biten tüyكِفْلٌ (ج) أَكْفَالٌ (تث) كِفْلان : مثْلٌ ، نَظِيرٌ ، نَصِيبٌ ، أَجْرٌ و فِي القُرْآنِ الكَريمِ
su soğutacak kap,karlık,buzluk,soğutucu,buzdolabı,demlik,suyu soğutacak kabın asıldığı çengel veya konduğu sehpa,soğutma cihazı,bardak astıkları çengel,suyu soğutmak için çömlek sürahi,bardak asacak yer,suyu soğutmak için su içine astıkları bardak,çaydanlık,demlikبَرَّادَةٌ (ج) بَرَّادَاتٌ و بَرَارِيدُ : إِنَاءٌ أَوْ جِهَازٌ لِنَبْرِيدِ المَاءِ
böyle,böylece,bu suretle,bunuın gibi,işte böyle,bunun için,hakeza,böylece,bu suretle,bunun gibi,işte böyle,bunun için,böyledir,şu vecihle,şöyle,cünanهَكَذَا ، كَذَا
sabit,sağlam olmak,yeri pekişmek için tabanlamak,nesneyi sabit kılıp kuvvetlendirmek,pekiştirmek,yerleştirmek,tutmak,yeri pekişmek için tabanlamak,nesneyi sabit kılıp kuvvetlendirmekوَطَدَ ـِـ وَطْداً و طِدَةً إِلَي
küçük günah işlemek,günah irtikap etmek,manayı bilmek,iyice bilmek,konmak,inmek,nüzül etmek,yakın olmak,yaklaşmak,bir süre için ziyaret etmek,kıs bir süre için ziyarete gelmek,bilmek,tanımak,normal yemek,bülüğ çağına varmak,yemeği yemekte israf etmemek,öğrenmek,işi fazla derinleştirmemek,erginlik çağına yaklaşmak,saç kulak yumuşağını geçmekأَلَمَّ : إِلْمَاماً بِ ، عَلَي
bir şeyin hakıkatına muttali olmak için araştırmak,görüşmek,bir şeyin asıl ve hakikatını bulmak için muaraza ve münzara etmek,meramını delil ve ispatla izah ve ifham etmek,görüşmek,karşılıklı konuşmak,araştırmak,görüşmek,karşılıklı konuşmak,araştırmakبَاحَثَ : مُبَاحَثَةً ، مَعَ ، هُ
eğmek,döndürmek,çevirmek,eğilmek,sapmak,şurdan burdan ailesi için rızık kazanmak,eğilmek,sapmak,şurdan burdan ailesi için rızık kazanmakحَرَفَ ـِـ حَرْفاً
içinلأجل ، بشأن
içinأَجْلٌ
içinكَيْ
develere iyi baktıرَدَأَ الإِبْلَ : أَحْسَنَ القِيَامَ عَلَيْهَا
gözden geçirdi,baktıأَمَرَّهُ عَلَي بَصَرِهِ ، عَرََضهُ عَرْضَ عَيْنٍ
öğrenci kitabına baktıنَظَرَ الطَّالِبُ فِي كِتَابِهِ
şafak sökerken baktıإِطَّلَعَ الفَجْرَ : نَظَرَ إِلَيْهِ حِيْنَ طَلَعَ
güveyi aynaya baktıأَرْأَي العَرِيسُ : نَظَرَ فِي المِرْآةِ
şafak sökerken baktıأَطْلَعَ الفَجْرَ : نَظَرَ إِلَيْهِ حِيْنَ طَلَعَ
kapıyı yarığından baktıأَلْمَحَ مِنْ خِلاَلِ البَابِ
kapıyı yarığından baktıأَلْمَحَ مِنْ خِلاَلِ البَابِ : نَظَرَ مِنْ شِقِّهِ
kapı deliğinden baktıنَظَرَ مِنْ ثُقْبِ البَابِ
adam dikilip baktıصَدِئَ الرَّجُل : إِنتصبَ فنظرَ
kadın aynaya baktıرَأْرَأَتْ المَرْاَةُ : نَظرتْ فيِ المرآةِ
yürürken arkasına baktıأَحْنَجَ : نَظَرَ إِلَي خَلْفِهِ وَهُوَ مَاشٍ
adam aya baktıأَهَلَّ الرَّجُلُ : نَظَرَ إِلَي الهِلاَلِ
ona hiddetle baktıبَنْدَقَ إِلَيْهِ : حَدَّدَ إِلَيْهِ النَّظَرَ
kapının deliğinden baktıنظر من ثقب الباب
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
ElmaWarid