1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid parça parça kesmek,doğramak kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
pare pare etmek,parça parça etmek,parça parça kesmek,parelemek,doğramak,parçalamak,bölmek,doğramak,şaraba su katmak,çeşit çeşit azap ve işkence etmek,parça parça ayırmak,parçalamak,doğramak,şaraba su katmak,çeşit çeşit azap ve işkence etmek قَطَّعَ : تَقْطِيعاً ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
bir parça tahta parçası olup tulumdan bir şey çıkmaması için tulumun deliğine sokulup bağlanırأُسْكُوبَةٌ : إِسْكَابَة
ayrılık,kopukluk,ayrılma,küsme,küskünlük,boykot,ilişkiyi kesme,parça,parçacık,padişahın tebaaya verdiği arazi,küskünlükقَطِيْعَةٌ (ج) قَطَائِعُ
flüt,flavt,klarnet,obua,orgul : bir nevi doğu müziği aleti iki parça kamıştan olup içinde birbirine bağlı delikleri vardırأُرْغُولٌ : آلَةٌ مُوسِيقِيَّةٌ شَرْقِيَّةٌ مُؤَلَّفَةٌ مِن قِطْعَتَين مِنَ القَصَب فِيْهِمَا ثٌثوبٌ مُرْبُوطَةٌ إِحْدَاهُمَا إِلَي الأُخْرَي ، مِزْمَارٌ
az,az şey,küçük parçaشَقِينٌ
bir parça hamur,hamur,macunعَجِينَةٌ (ج) عَجَائِنُ
bölük,parça,kısım,bölüm,cüz,takım,pay,hisse,aza,Kur...anın otuzda biri,kız çocuk,pek az,Kürtçe beş derlerجُزْءٌ (ج) أَجْزَاءٌ
bir şeyden kesilmiş parça ,kıta yüz veya ziyade bir kavle göre on ile kırk arasında bölüğü,koyun sürüsüجِزْمَةٌ
azık,bitişme,birleşme,çatlamak,ayıp,ar,utanacak şey,boğum,ukde,çatlamak,çatlakparça parça birbirinden ayrılmak,kınamak,ayıplamakوَصْمٌ (ج) وُصُومٌ
zaman,müddet,bir parça zaman,süre,kısa veya uzun zamanمُدَّةٌ (ج) مُدَدٌ
fırında üstüne bir piliç veya bir parça et asılıp ondan atan yağla pişen bir cins poğaçaجُوذَابَةٌ
insan gruhu,topluluğu,namazda abdest veya güsülde kuru kalan yer,sararıp kurumağa yüz tutumuş ot,bir parça ot,bitkiلُمْعَةٌ (ج) لُمَعٌ و لِمَاعٌ : قِطْعَةٌ مِنَ النّبَات
bir şeyi üzerinde tutanın bir kısmı,köşe,kol,şube,şart,rukun,kurmay,büyük iş,izzet,şeref,öğe,unsur,parçaرُكْنٌ (ج) أَرْكَانٌ
evin bir tarafı,yanı,kenarı,uzuvdan bir parça,bir cüz,üzerinde çok eti olmayan kemik,çadır eteğiكِسْرٌ (ج) أَكْسَارٌ و كُسُورٌ
paytak,satranç oynunda piyade askeri neferi,delil,rehber,klavuz,santrançta piyon,piyade,atmaca büyüklüğünde bir nevi yırtıcı kuş,parça,kıtaبَيدَقٌ أَوْ بَيْدَاق (ج) بَيَادِقُ : بَيْدَخٌ ، بَيْذَقٌ فِي لُعْبَةِ الشطرنجِ ، طَائِرٌ مِنَ الجَوَارِحِ فِي حَجْمِ البَاشَقِ
nesneyi bölük bölük böldü,taksim etti,parçaladı,nesneyi sağlam bağladı ,nesneden bir parça aldıجَزَأَ الشَّيْئَ : قسمه أجزاءً
bir parça tahta parçası olup tulumdan bir şey çıkmaması için tulumun deliğine sokulup bağlanırأُسْكُوبَةٌ : إِسْكَابَة
ayrılık,kopukluk,ayrılma,küsme,küskünlük,boykot,ilişkiyi kesme,parça,parçacık,padişahın tebaaya verdiği arazi,küskünlükقَطِيْعَةٌ (ج) قَطَائِعُ
flüt,flavt,klarnet,obua,orgul : bir nevi doğu müziği aleti iki parça kamıştan olup içinde birbirine bağlı delikleri vardırأُرْغُولٌ : آلَةٌ مُوسِيقِيَّةٌ شَرْقِيَّةٌ مُؤَلَّفَةٌ مِن قِطْعَتَين مِنَ القَصَب فِيْهِمَا ثٌثوبٌ مُرْبُوطَةٌ إِحْدَاهُمَا إِلَي الأُخْرَي ، مِزْمَارٌ
az,az şey,küçük parçaشَقِينٌ
bir parça hamur,hamur,macunعَجِينَةٌ (ج) عَجَائِنُ
bölük,parça,kısım,bölüm,cüz,takım,pay,hisse,aza,Kur...anın otuzda biri,kız çocuk,pek az,Kürtçe beş derlerجُزْءٌ (ج) أَجْزَاءٌ
bir şeyden kesilmiş parça ,kıta yüz veya ziyade bir kavle göre on ile kırk arasında bölüğü,koyun sürüsüجِزْمَةٌ
azık,bitişme,birleşme,çatlamak,ayıp,ar,utanacak şey,boğum,ukde,çatlamak,çatlakparça parça birbirinden ayrılmak,kınamak,ayıplamakوَصْمٌ (ج) وُصُومٌ
zaman,müddet,bir parça zaman,süre,kısa veya uzun zamanمُدَّةٌ (ج) مُدَدٌ
fırında üstüne bir piliç veya bir parça et asılıp ondan atan yağla pişen bir cins poğaçaجُوذَابَةٌ
insan gruhu,topluluğu,namazda abdest veya güsülde kuru kalan yer,sararıp kurumağa yüz tutumuş ot,bir parça ot,bitkiلُمْعَةٌ (ج) لُمَعٌ و لِمَاعٌ : قِطْعَةٌ مِنَ النّبَات
bir şeyi üzerinde tutanın bir kısmı,köşe,kol,şube,şart,rukun,kurmay,büyük iş,izzet,şeref,öğe,unsur,parçaرُكْنٌ (ج) أَرْكَانٌ
evin bir tarafı,yanı,kenarı,uzuvdan bir parça,bir cüz,üzerinde çok eti olmayan kemik,çadır eteğiكِسْرٌ (ج) أَكْسَارٌ و كُسُورٌ
paytak,satranç oynunda piyade askeri neferi,delil,rehber,klavuz,santrançta piyon,piyade,atmaca büyüklüğünde bir nevi yırtıcı kuş,parça,kıtaبَيدَقٌ أَوْ بَيْدَاق (ج) بَيَادِقُ : بَيْدَخٌ ، بَيْذَقٌ فِي لُعْبَةِ الشطرنجِ ، طَائِرٌ مِنَ الجَوَارِحِ فِي حَجْمِ البَاشَقِ
nesneyi bölük bölük böldü,taksim etti,parçaladı,nesneyi sağlam bağladı ,nesneden bir parça aldıجَزَأَ الشَّيْئَ : قسمه أجزاءً
köşeyi kesmekقطع الزاوية ، كسر الزاوية
kordelayı kesmekقص الشريط
komisyon kesmekإستقطاع العمولة اي الكومسيون من
burun kesmekتصليم ، قطع الأنف ، جدع
ahkam kesmekإطلاق الأحكام
kırmak,kesmekفَرْصَمَ : فَرْصَمَةً ، هُ
ceza kesmekقطع الجزاء
ceza kesmekقطع الجزاء
memeden kesmekإِفْتَلَي : إِفْتِلاَءً
çatışmaları kesmekفَكُ الإِشْتِبَاكَاتِ
cevabı kesmekقطع الجواب
cereyanı kesmekقطع التيار الكهربائي
kılıçla kesmekكَرْبَعَ : كَرْبَعَةً
boyunu kesmekحفّ ، تنقبص القدّ
makasla kesmekقص
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid