1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid parça parça kesmek,doğramak kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
pare pare etmek,parça parça etmek,parça parça kesmek,parelemek,doğramak,parçalamak,bölmek,doğramak,şaraba su katmak,çeşit çeşit azap ve işkence etmek,parça parça ayırmak,parçalamak,doğramak,şaraba su katmak,çeşit çeşit azap ve işkence etmek قَطَّعَ : تَقْطِيعاً ، هُ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
açmak,açıklamak,kapalı olanı açıklamak,beyan etmek,anlatmak,geniş etmek,şerh etmek,keşif etmek,kesmek,anlamak,bozmak,izah etmek,doğramak,kesmek,parça parça etmek,eti parçalamak,bir şeyi açmak,genişletmek,sözü açıklamak,tefsir etmek,yarmakشَرَحَ ـَـ شَرْحاً ، هُ
birkaç,bir nebze,gecenin bir bölümü,üçten dokuza kadar olan sayılar,parça,pare,kısım,küsür,kadar,bir nebze,bir gecenin bir bölüğü,bir miktarı,küsür,gecenin bir bölümü,geceden bir miktar,parça,üçten dokuza kadar olan sayılar,parça,pareبِضْعٌ ، بَضْعٌ : بِضْعَةٌ : بِصْعٌ ، مَا بَيْنَ الثَّلاَثِ إِلَي التِّسْعِ فِي العَدَدِ أَحْكَامُهُ كَأحْكَام العَدَدِ المُفْرَدِ ، جُزْءٌ مِنَ اللَّيْلِ و يقال مَضَي بَِضْعٌ مِنَ اللَّيْلِ
güç sarfetmek,davarı ağır sürmek,malı perakende etrafa yaymak,göndermek,bulamaç yapmak,sade yağ ve zeytin yağı ile keşi karıştırmak,oğmaç yapmak,yaymak,dağıtmak,parça parça etmek,ufalamak,haberini getirecek birini salmak,kavmi kovmak,deveyi bis bis diyerek sağılmağa çağırmak,keçiyi su içmeğe çağırmakبَسَّ ـُـ بَسّاً ، إِلَي ، بِ ، لِ ، هُو فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
bir müddet, bir süre,parça,parça,kıta,bir vafir zaman,uzun müddet,bir çok vakit,zamandan bir müddet,bir süre,çok zaman,uzun vakit,uzun zaman,uzun süre,bir süre,bir müddet,parça,parça,kıtaبُرْهَةٌ (ج) بُرَهٌ : مدة طويلة ، وقت كثير
bölünmek,parça parça olmak, cüz cüz olmakإِجْتَزَأَ : إِجْتِزَاءً
kısım kısım bölük bölük yapmak,parça parça etmek,pare pare etmek,cüz cüc yapmakبَعَضَّهُ: جَزَّأَهُ
binayı havaya uçurmak,tahrip etmek,savurmak,sökmek,parça parça etmek,temelinden yıkmak,buğdayı kalburlamak,kalburdan geçirmek,süratli gitmek,dolup taşmak,binayı havaya uçurmak,temelinden yıkmak,buğdayı kalburlamak,savurmakنَسَفَ ـِـ نَسْفاً
azca olan insan cemaatı,manga,bir avuç kişi,az asker,nesneden bir parça,bölük pörçük,çete,bir avuç az asker,bir avuş topluluk , av ve küçük topluluk ,manga,takım ,zümre,grup,alay,bir avuç kişi,çete,bir avuç insan,fırka,bölük,insan,nesneden bir parça,bölük pörçük,adam bölüğü,alay,bölük,parça,bir avuç insan gruhu,manga,bir avuç asker,bir avuç topluluk,az ve küçük topluluk,takım,zümre,grup,nesneden bir parça,bir avuç topluluk,fırka,adam bölüğü,dağınıklıkشِرْذِمَةٌ (ج) شَرَاذِمَةُ: يقال جاءتْ شرذمة اي جماعة
ok,sehim,tir,pay,hisse,parça,ok demreni,sehim,hisse,nasip,ül,temettü,kazanç,kumarda zar atılan kadeh,bir yeri gösteren ok işareti,behre,parça,kumarda zar atılan kadeh,bir yeri gösteren ok işaretiسَهْمٌ (ج) سِهَامٌ و أَسْهُمٌ و فِي المَثَلِ
parça parçaإرباً إرباً ،جزأ جزأ ، قطعة قطعة ، شُقف و نثتف
parçaشِقَّةٌ و فِي المَثَلِ
parça parçaإِرْباً إِرْباً
parça (far)القطعة من كل شيئ و الجمع قطع و قطعات ، شقفة ، وصلة ، شقة ، جذاذ ، قطاعة الديباج ، جزء ، بعض ، شرحة ، ، شذرة ، مقدار ،جزء ، كسرة ، حترة ، لقمة ، شظية ، شقة ، شرذمة ، شعبة ، بعض خزاعة (ج) خزاعات ، سهم ، شيئ ، مقطوعة ، كسفة (ج) كسف ، قطاعة (ج) قطاعات ، شعبة ، بضعة ، شقفة ، طائفة ، قطيعة
parçaقِطْعَةٌ و يُقَالُ السَّفَرُ قِطْعَةٌ مِنَ السَّقرِ
parçaمَقْطُوعَةٌ (ج) مَقْطُوعَاتٌ
açmak,açıklamak,kapalı olanı açıklamak,beyan etmek,anlatmak,geniş etmek,şerh etmek,keşif etmek,kesmek,anlamak,bozmak,izah etmek,doğramak,kesmek,parça parça etmek,eti parçalamak,bir şeyi açmak,genişletmek,sözü açıklamak,tefsir etmek,yarmakشَرَحَ ـَـ شَرْحاً ، هُ
birkaç,bir nebze,gecenin bir bölümü,üçten dokuza kadar olan sayılar,parça,pare,kısım,küsür,kadar,bir nebze,bir gecenin bir bölüğü,bir miktarı,küsür,gecenin bir bölümü,geceden bir miktar,parça,üçten dokuza kadar olan sayılar,parça,pareبِضْعٌ ، بَضْعٌ : بِضْعَةٌ : بِصْعٌ ، مَا بَيْنَ الثَّلاَثِ إِلَي التِّسْعِ فِي العَدَدِ أَحْكَامُهُ كَأحْكَام العَدَدِ المُفْرَدِ ، جُزْءٌ مِنَ اللَّيْلِ و يقال مَضَي بَِضْعٌ مِنَ اللَّيْلِ
güç sarfetmek,davarı ağır sürmek,malı perakende etrafa yaymak,göndermek,bulamaç yapmak,sade yağ ve zeytin yağı ile keşi karıştırmak,oğmaç yapmak,yaymak,dağıtmak,parça parça etmek,ufalamak,haberini getirecek birini salmak,kavmi kovmak,deveyi bis bis diyerek sağılmağa çağırmak,keçiyi su içmeğe çağırmakبَسَّ ـُـ بَسّاً ، إِلَي ، بِ ، لِ ، هُو فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
bir müddet, bir süre,parça,parça,kıta,bir vafir zaman,uzun müddet,bir çok vakit,zamandan bir müddet,bir süre,çok zaman,uzun vakit,uzun zaman,uzun süre,bir süre,bir müddet,parça,parça,kıtaبُرْهَةٌ (ج) بُرَهٌ : مدة طويلة ، وقت كثير
bölünmek,parça parça olmak, cüz cüz olmakإِجْتَزَأَ : إِجْتِزَاءً
kısım kısım bölük bölük yapmak,parça parça etmek,pare pare etmek,cüz cüc yapmakبَعَضَّهُ: جَزَّأَهُ
binayı havaya uçurmak,tahrip etmek,savurmak,sökmek,parça parça etmek,temelinden yıkmak,buğdayı kalburlamak,kalburdan geçirmek,süratli gitmek,dolup taşmak,binayı havaya uçurmak,temelinden yıkmak,buğdayı kalburlamak,savurmakنَسَفَ ـِـ نَسْفاً
azca olan insan cemaatı,manga,bir avuç kişi,az asker,nesneden bir parça,bölük pörçük,çete,bir avuç az asker,bir avuş topluluk , av ve küçük topluluk ,manga,takım ,zümre,grup,alay,bir avuç kişi,çete,bir avuç insan,fırka,bölük,insan,nesneden bir parça,bölük pörçük,adam bölüğü,alay,bölük,parça,bir avuç insan gruhu,manga,bir avuç asker,bir avuç topluluk,az ve küçük topluluk,takım,zümre,grup,nesneden bir parça,bir avuç topluluk,fırka,adam bölüğü,dağınıklıkشِرْذِمَةٌ (ج) شَرَاذِمَةُ: يقال جاءتْ شرذمة اي جماعة
ok,sehim,tir,pay,hisse,parça,ok demreni,sehim,hisse,nasip,ül,temettü,kazanç,kumarda zar atılan kadeh,bir yeri gösteren ok işareti,behre,parça,kumarda zar atılan kadeh,bir yeri gösteren ok işaretiسَهْمٌ (ج) سِهَامٌ و أَسْهُمٌ و فِي المَثَلِ
parça parçaإرباً إرباً ،جزأ جزأ ، قطعة قطعة ، شُقف و نثتف
parçaشِقَّةٌ و فِي المَثَلِ
parça parçaإِرْباً إِرْباً
parça (far)القطعة من كل شيئ و الجمع قطع و قطعات ، شقفة ، وصلة ، شقة ، جذاذ ، قطاعة الديباج ، جزء ، بعض ، شرحة ، ، شذرة ، مقدار ،جزء ، كسرة ، حترة ، لقمة ، شظية ، شقة ، شرذمة ، شعبة ، بعض خزاعة (ج) خزاعات ، سهم ، شيئ ، مقطوعة ، كسفة (ج) كسف ، قطاعة (ج) قطاعات ، شعبة ، بضعة ، شقفة ، طائفة ، قطيعة
parçaقِطْعَةٌ و يُقَالُ السَّفَرُ قِطْعَةٌ مِنَ السَّقرِ
parçaمَقْطُوعَةٌ (ج) مَقْطُوعَاتٌ
deveyi boğazlamak,deveyi çökermek veya kaldırmak yahut durdurmak için tahrik etmek,deveyi çökmek,alıkoymak,bırakmamak,borçlu vesaireyi sıkıştırmak,tutmak,hapis etmek,doğramak,ufaltmak,deve çökmek,yeniden kalkmak üzere muvakkat oturmak,takırdamakجَعْجَعَ : جَعْجَعَةً : كتب عبيد بن زياد إلي زياد عمر بن سعد ان جعجع بحسين عليه السلام
olmak,dönüşmek,bir cinsten bir cinse geçerek olmak,dönmek,bir halden bir hale geçmek,dönüşmek,intikal etmek,kesmek,yarmak,dönüşmek,intikal etmek,kesmek,yarmakصَارَ ـِـ صَيْراً و صَيْرُورَةً و مَصِيراً إلَي
boğaz,sakalını yıl fena giderek halkı felakete uğratmak,yaratmak,tıraş olmak,yülümek,kesmek,traş etmek,kılı almak,yülümek,kesmek,kılı almak,yolmak,yıl fena giderek halkı felakete uğratmak,حَلْقٌ (ج) أَحْلاَقٌ و حُلُوقٌ ،حُلْقُومٌ ، حَنْجَرَةٌ ، ، كَشْطٌ ، إِزَالَةُ شَيْئٍ عَنْ شَيْئٍ
kurtulmak,halas bulmak,beri ve azade olmak,ilişiği kesmek,suçsuz ve medhalsiz olmak,beri olmak,sağalmak, hasta iyilkeleşmek,yara iyi olmak,yara onulmak,bitişmek,şifa bulmak,ilgi kesmek,uazaklaşmak,ifaket bulmak,şifa bulmak,ayılmak,hastalıktan kalkmak,yara iyi olmakبَرِئَ ـَـ بَرَاءَةً و بَرَاءً و بُرُوءاً و بَرُؤَ ـُـ بَرَاءَةً و بَرَاءً و بُرُوءاً مِنْ
boy,bos,miktar,kamçı,deri kap,soyulmuş ufakoğlak veya kuzu derisi,boy,bos,endam,miktar,kadar,bir şeyi boyuna kesmek,yarmak,kamçı,deri,kap,soyulmuş ufak oğlak veya kuzu derisi,bir şeyi boyuna kesmek,uzunluğunda bir nesneyi yarmak,boy,bos,endam,bir şeyi boyuna kesmek,yarmak,miktarقَدٌّ (ج) أَقُدٌّ و أَقْدَادٌ و قُدُودٌ و قِدَادٌ و أَقِدَّةٌ : قَامَةٌ
ufatmak,dövmek,kırmak,ufaltmak,inceltmek,ufalamak,doğramak,inceltmek,ufatmak,kuvvetini kırmak,dövmekفَتَّ ـُـ فَتّاً فِي
ayırmak,bölmek,uzaklaştırmak,karar vermek,arasını açmak,kesmek,biçmek,memleketten çıkmak,asmanın üzüm tanesi küçük çıkmak,aşikare etmek,hükme bağlamak,ara vermek,ayırmak,kesmek,biçmek,memleketten çıkmak,asmanın üzüm tanesi küçükçıkmak,aşikare etmek,ayırmak ,bölmek,uzaklaştırmak, karar vermek,ayırmak,kesmek,uzaklaştırmak,hükme bağlamak,ara vermekفَصَلَ ـِـ فَصْلاً و فُصُولاً
kesmek,acele etmek,yalan söylemek,bir işi çabuk ve fena yapmak,üstünkörü iş yapmak,seyrek seyrek ve fena dikmek,iliştiri vermek,kesmek,devenin ayak bağını çözmek,katmak,karıştırmak,hayvanı çabuk sürmek,acele etmeksüratle yürümek,koşmak,ameli yaramaz olmak,,yalan uydurmak,deve süratle gitmek,kaftan dikmek,acele etmekبَشَكَ ـُِـ بَشْكاً
sözü,sesi ince ve yumuşak etmek,ineceltmek,yumuşatmak,tavuğu kuluçkaya yatırmak,oturtmak,kuyruğunu kesmek,kelimeyi terhim etmek,kısaltmak,sözü,sesi ince ve yumuşaketmek,ineceltmek,yumuşatmak,tavuğu kuluçkaya yatıormak,kuyruğunu kesmekرَخَّمَ : تَرْخِيماً ، هُ
kesmekلَهْذَمَ : لَهْذَمَةً
kesmekبَلْتَي : بَلْتَاةً
kesmekإِحْتَزَّ : إحْتِزَازاً
kesmekجَدَّمَ : تَجْدِيماً
kesmekشَرَزَ ـُـ شَرْزاً ، هُ
kesmekأَبَتَّ : إِبْتَاتاً
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid