1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid sahraya çıkmak,ihtiyacını görmek,aptesi bozmak kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
sahraya çıkmak,ihtiyacını görmek,aptesi bozmak تَبَرَّزَ : تَبَرُّزاً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
çöle,sahraya,kıra çıkmakبِدَاءٌ : خُرُوجٌ إِلَي الصَّحْرَاءِ و البَرِيَّةِ و الباَدِيَةِ
sahraya veya dışarıya çıktımأَفْضَيْتُ : خَرَجْتُ إِلَي الصَّحْرَاء أَوِ إِلَي الفَضَاءِ
adam çöle gitti,sahraya çıktıبَدَا الرَّجُلُ : ذَهَبَ إِلَي البَادِيَةِ
adam kıra,çöle,sahraya çıktıأَصْحَرَ الرَّجُلُ : خَرَجَ إِلَي الصَّحْرَاءِ ، ظَهَرَ فِي الصَّحْرَاءِ
sahraya çıkmak,ihtiyacını görmek,aptesi bozmakتَبَرَّزَ : تَبَرُّزاً
kıra,çöle,sahraya çıkmak,yer geniş olmak,bir işi aşikare etmekأَصْحَرَ : إِصْحَاراً بِ
bedeviler,sahralılar,çöl sakinleri,kır,çöl,çölde yaşayanlar, bedevi,başlamak,sahraya,çöle çıkmakبَدْوٌ : بَدْءٌ ، بَادِيَةٌ ، سُكَّانُ البَادِيَةِ
sahraya çıkmak,gizlendirdikten sonra ortaya çıkmak,aptese çıkmakبَرَزَ ـُـ بُرُوزاً
sahraya çıktım,dışarı çıktımخَرَجْتُ بَرّاً
sahraya,çöle çıkmak,gitmek,çölde ikamet edip bedevi olmak,kıra çıkmak,dışarı çıkmak,meydana çıkmak,ortaya çıkmak,badiyede oturmak,mukim olmak,yerleşmek,sakin olmak,görünmek,zahir olmakبَدَا ـُـ بَدْواً و بَدَاوَةً و بِدَاوَةً و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
sahraya çıkmak,çöle girmek,dahil olmak,çocuğu veya tayı sütten ayırmak,kesmek,anasından ayırmak,at taylı,kulunlu olmak,atın yavrusu sütten kesilme çağına erişmek,çocuğu beslemek,büyütmek,kavmin arasına girmek,karışmakأَفْلَي : إِفْلاَءً
açık ve belli olmak,görünmek,belirmek,zahir olmak,ayan beyan olmak,zihhinde bir rey ve mülahaza peyda olmak,hatıra gelmek,istemek,beğenmek,münasip görmek,def-i hacet etmek,eski görüşü değişmek,sahraya,çöle çıkmak,gitmek,çölde ikamet edip bedevi olmak,kıra çıkmak,dışarı çıkmak,meydana çıkmak,ortaya çıkmak,badiyede oturmak,mukim olmak,yerleşmek,sakin olmakبَدَا ـُِـ بُدُوّاً وبَدَاءً و بَدْواً و بَدَاءَةً وبَدَاوَةً لِ و فِي الحَدِيثِ
sahraya çıkmak,ihtiyacını görmek,aptesi bozmakتَبَرَّزَ : تَبَرُّزاً
onun ihtiyacını yerine getirdi,işini bitirdi,ihtiyacını giderdiأَسْعَفَهُ بالحَاجَةِ
kırık kemiği bağlayıp iyi etmek,fakirin ihtiyacını görmek,ihsanla ihtiyacını defetmekجَبَّرَ : تَجْبِيراً ،هُ
sahraya,çöle çıkmak,gitmek,çölde ikamet edip bedevi olmak,kıra çıkmak,dışarı çıkmak,meydana çıkmak,ortaya çıkmak,badiyede oturmak,mukim olmak,yerleşmek,sakin olmak,görünmek,zahir olmakبَدَا ـُـ بَدْواً و بَدَاوَةً و بِدَاوَةً و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
sahraya çıkmak,gizlendirdikten sonra ortaya çıkmak,aptese çıkmakبَرَزَ ـُـ بُرُوزاً
gizlendikten sonra meydana çıkmak,birine görünmek,gelini süslendirmek,ortaya çıkmak,belirmek,kabarmak,bariz olmak,kabarmak,zahir olmak,dışarı çıkmak,zuhur etmek,düello için ortaya çıkmak,sivrilmekبَرَزَ ـُـ بُرُوزاً و بَرَزَ ـَـ بَرَزاً إِلِي ، لِ (تر)
karnı önüne doğru çıkıp büyük ve sölpük olmak,ağzından dili çıkmak,kılıç sırılıp kınından dışarı çıkmak,savaş çıkmak,alevlenmek,kızışmakإِنْدَلَعَ : إِنْدِلاَعاً
yükseğe çıkmak,yukarı çıkmak,yükselmek,merdivene çıkmakعَرَجَ ـُِـ عُرُوجاً و مَعْرَجاً
açık ve belli olmak,görünmek,belirmek,ortaya çıkmak,zahir olmak,meydana çıkmak,zihhinde bir rey ve mülahaza peyda olmak,hatıra gelmek,istemek,beğenmek,münasip görmek,kıra çıkmak,dışarı çıkmak,def-i hacet etmek,görünmek,ayan beyan olmak,çöle çıkmak,çölde ikamet edip bedevi olmak,görünmek,ayan beyanolmak,çöle çıkmak,çölde ikamet edip bedeevi olmakبَدَا ـُـ بُدُوّاً وبَدَاءً و بَدْواً و بَدَاءَةً وبَدَاوَةً
açık ve belli olmak,görünmek,belirmek,zahir olmak,ayan beyan olmak,zihhinde bir rey ve mülahaza peyda olmak,hatıra gelmek,istemek,beğenmek,münasip görmek,def-i hacet etmek,eski görüşü değişmek,sahraya,çöle çıkmak,gitmek,çölde ikamet edip bedevi olmak,kıra çıkmak,dışarı çıkmak,meydana çıkmak,ortaya çıkmak,badiyede oturmak,mukim olmak,yerleşmek,sakin olmakبَدَا ـُِـ بُدُوّاً وبَدَاءً و بَدْواً و بَدَاءَةً وبَدَاوَةً لِ و فِي الحَدِيثِ
seyahata çıkmak,yolculuk etmek,savuşmak,yola çıkmak,yola gitmek,yolculuğa çıkmak,yola çıkmak,savuşmakسَافَرَ : مُسَافَرَةً
kabarmak ,açığa çıkmak,meydana çıkmak,zahir olmak,aşikare olmak,dışarı çıkmak,çıkış,belirleme,belirgin olmak,kabartı,rölyefبُرُوزٌ : ظهور ، خروج
kabarmak,açığa çıkmak,meydana çıkmak,zahir olmak,aşikare olmak,dışarı çıkmak,çıkış,belirleme,belirgin olmak,kabartı,kabartma,rölyef,baş göstermeبُرُوزٌ : ظهور ، خروج
ihtiyacını gördüأَنْجَزَ حَاجَتَهُ
ihtiyacını gördüأَنْجَزَ حَاجَتَهُ : قَضضاهَا
sahraya çıkmak,ihtiyacını görmek,aptesi bozmakتَبَرَّزَ : تَبَرُّزاً
birşeyi acayip görmek,tan görmek,tanlamak ve tansık görmek,yeni bir şey türetmekإِسْتَبْدَعَ : إِسْتِبْدَاعاً
onu gözüyle görmek,bizzat görmek,muayene etmek,yoklamak,bakmak,gözetmek,göz ile görmekعَايَنَ : مُعَايَنَةً و عِيَاناً، هُ
hor ve hakir add etmek,horlamak,hor tutmak,hor görmek,hakir görmek,yukarıdan bakmak,horsanmak,aşağılamak,bir şeyi küçümsemek,hafif görmek,hafifsemek,ehven görmek,tahkir etmek,ihanet etmek,kötü işlem yapmak,kıymakإِسْتِهَانَةٌ (ج) إِسْتِهَانَاتٌ
hor ve hakir add etmek,horlamak,hor tutmak,hor görmek,hakir görmek,yukarıdan bakmak,horsanmak,aşağılamak,bir şeyi küçümsemek,hafif görmek,hafifsemek,alay etmek,ehven görmek,tahkir etmek,ihanet etmek,kötü işlem yapmak,kıymakإِسْتَهَانَ : إِسْتِهَانَةً بِ
aptesi bozan şeylerمُبْطِلاَتُ الوُضُؤِ ، مُفْسِدَاتُ الوُضُؤِ
aptesi bozan şeylerمُفْسِدَاتُ الوُضُؤِ
aptesi bozan şeylerنَوَاقِضُ الوُضُؤِ
aptesi bozan şeylerمفسدات او منقضات او مبطلات الوضؤ ، نواقض الوضؤ
boy aptesi,güsül,yıkanma,yunmakغُسْلٌ
bir kimseyi horsunmak ve küçük saymak ve zelil görmek, küçük görmek, hor görmek,küçümsemekإِسْتَصْغَرَ : إِسْتِصْغَاراً ، هُ
küçüksemek,bir kimseyi horsunmak ve küçük saymak ve zelil görmek,küçük görmek,küçük bulmak,hor görmek,tepeden bakmak,kadrini tenzil etmek,azınsamakإِسْتَصْغَرَ : إِسْتِصْغَاراً ، هُ
aptesi her organı hakkıyla temizleyerek mükemmel surette almakإِسْبَاغُ الوُضُؤِ
küçük görmek,hor görmek,tepeden bakmak,adam yerine koymamakأَحْقَرَ : إِحْقَاراً
incinmek,eziyet görmek,eziyete uğramak,zarar görmek,pislenmekأَذِيَ ـَـ أَذَيً و أَذَاةً و أَذْياً و أَذِيَةً و إِذَاوَةً بِ ، مِنْ ،هُ
üstün gelmek,mağlup etmek,galebe çalmak,bozmak,elbisesini soymak,çıkarmak,düşmanını bozmakبَذَّ ـُـَـ بَذّاً ، هُ
görevden almak,satışı bozmak,pazarlığı bozmak,feshetmek,istifa ettirmek,aziletmek,işine son vermek,almak,alış-verişi bozmak,fesih etmek,pazarlıktan geri dönmek,dememişken dedin diye iddia etmek,af etmek,düşürmek,iskat etmek,kaldırmak,devam ettirmekأَقَالَ : إِقَالَةً مِنْ ، هُ و يُقَالُ فِي الدُّعَاءِ اللَّهُمَّ أَقلْ عَثْرِتي أَيْ أَسْقِطْ زَلَّتِي و إِرْفَعْهَا !
görevden almak,satışı bozmak,alış-verişi bozmak,fesih etmek,istifa ettirmek,azil etmek,uzaklaştırmakأَقَالَ : إِقَالَةً ، هُ
değiştirmek,bozmak,saptırmak,tahrif etmek,kenar yapmak,çevirmek,bozmak,tahrip etmek,bükmek,eğmek,çarpıtmakحَرَّفَ : تَحْريفاً ، هُ
bir ahdi bozmak,kırmak veya bükülmüş bir ipi bozmak,atmak,misvakın başı dağınık olmakنَكَثَ ـُِـ نَكْثاً
iğne ile dürtmek,insanların arasını bozmak için söylenen söz,vevese ile ifsat edip bozmakنَزْغٌ
kararı usulden bozmak bozmakنقض القرار من الأصول
bir ahdi bozmak veya bükülmüş bir ipi bozmak,satışı iptal etmek,izi silmek,kırmak,terketmekatmak,misvakın başı dağınık olmakنَكَثَ ـُِـ نَكْثاً
ihanet etmek,antlaşmayı bozmak,ahdini bozmak,gadr etmekغَدَرَ ـِـ غَدْراً
sözünden vadinden dönmek,durmamak,caymak,ifa etmemek,bozmak,çark etmek,yerine getirmemek,uymamak,bozmak,ağaç ikinci kez yaprak vermek,suvarmak,kılıç çıkarmak için elini uzatmak,değişmek,bozulmak,ağaç meyve vermemekأَخْلَفَ : إِخْلاَفاً بِ ، عَلَي ، هُ
azil etmek,görevli görevinden almak,ayırmak,uzaklaştırmak,akdi,satışı bozmak,kaldırmak,korumak,tutmak,azil etmek,para bozmak,dememiş iken dedin diye iddia etmek,düşürmek,el vermekإِقَالَةٌ (ج) إِقَالاَتٌ : إِسْقَاطٌ ، فَسْخُ العَقْدِ ، فَصْلُ صَاحِبِ مَنْصِبٍ عَنْ مَنْصِبِهِ
çekmek,çevirmek,sarf etmek,tasrif etmek,bozmak,yönetmek,idare etmek,tedvire etmek,açıklamak,döndürmek,çekmek,bozmak,değiştirmek,harcamakصَرَّفَ : تَصْرِيفاً ، هُ
bir söz diğer sözle çelişmek,karşı ve zıt olmak,bozmak,tezat teşkil etmek ,bozmak,tezat teşkil etmekنَاقَضَ : مُنَاقَضَةً و نِقَاضاً
kırmak,bozmak,yenmek,kırpmak,caydırmak,vazgeçirmek,hezimete uğratmak,kelimeyi,harfi kesreli kılmak,esreli yapmak,bir şeyi kırmak,sınmak,bozmak,parçalamak,kesmek,ufaltmak,,sınmak,bozmak,esre koymak,yırtmak,parçalamak,bozmak,yenmek,kırpmak,caydırmak,vazgeçirmek,hezimete uğratmak,kelimeyi,harfi kesreli kılmak,esreli yapmak,ufaltmak,bir şeyden koparmakكَسَرَ ـِـ كَسْراً عَنْ ، هُ
hainlik etmek,kalleşlik etmek,vefasızlık etmek,gözünden dönmek,ahdini bozmak,aldatmak,ihanet etmek,gadr etmek,zülüm etmek,ahde vefa göstermek,ahde ihanet etmek,sözünde durmamak,hainlik etmek,kalleşlik etmek,vefasızlık etmek,gözünden dönmek,ahdini bozmak,aldatmak,ihanet etmek,ihanet etmek,antlaşmayı bozmak,ahdini bozmak,gadr etmekغَدَرَ ـُِـ غَدْراً و غَدَرَاناً بِ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid