1.500.000 'DAN FAZLA KELİME İÇEREN TÜRKİYENİN EN KAPSAMLI SÖZLÜĞÜNE HOŞ GELDİNİZ. أَهْلاً و سَهْلاً بِكُمْ فِي مَوْقعِنَا المَوَارِد أَوَّلُ مُعْجَمٍ عَرَبِيٍّ تُرْكِيٍّ و تُرْكِيٍّ عَرَبِيٍّ حَيٍّ رَقَمِيٍّ عَالَمِيٍّ فَوْريٍّ عَصْرِيٍّ يَشمِلُ أَزْيَدَ مِنْ 1.500.000 كَلِمَة عَرَبِيَّةِ تُرْكِية و مُصْطَلَحَات و تَعَابِير شَتَّي
ElmaWarid sallanarak kibir ve eda ile yürümek kelimesinin anlamı ElmaWarid
Orjinal Metin Anlam
sallanarak kibir ve eda ile yürümek بَهْرَسَ : بَهْرَسَةً
Benzer Kelimeler
Orjinal Metin Anlam
sallanarak yürüdüتَاحَ فِي مِشْيَتِهِ
sallanarak yürüdüتَاحَ فِي مِشْيَتِهِ : تَمَايَلَ
sallanarak yürümekبَهْنَسَ : بَهْنَسَةً
sallanarak yürümekتَبَهْنَسَ : تَبَهْنُساً
zayıf,zebun,sallanarak yürüyenجَبِسٌ : ضعيف
iki tarafa sallanarak süratle yürüdüبَغَي فِي مِشْيَتِهِ
böbürlenerek,sallanarak ve nazlanarak yürümekبَخْتَرَ : بَخْتَرَةً فِي
adam sallanarak ve nazlanarak yürüdüبَخْتَرَ : بَخْتَرَةً الرَّجُلُ
kibir ve gururla sallanarak yürüdüتَبَكَّلَ فِي مَشيئتهِ
sallanarak,sağa sola yalpa yaparak yürümekتَجَببَّسَ : تَجَبُّساً
sallanarak naz ve eda ile yürümekتَجَبَّسَ : تَجَبُّساً و قال عمرو بن لجا : تمشي إلي وراء عاطفتها تجبس العانس في ريطاتها
sallanarak kibir ve eda ile yürümekتَهَبْرَسَ : تَهَبْرُساً
sallanarak kibir ve eda ile yürümekتَبَهْرَسَ : تَبَهْرُساً
sallanarak kibir ve eda ile yürümekبَهْرَسَ : بَهْرَسَةً
muharip harpte meydan okurcasına sallanarak yürüdüتَأْتَأَ المُحَارِبُ
kibir,büyüklük,azamet,yaşlılık,büyüklenmek,zorbalık,kibir,ulu ve büyük olmakكِبْرٌ ، كِبْرِيَاءُ
büyüklük taslama,büyüklenmek,yiğitlik,cesaret,kibir,gurur,izzetinefis,nahvet,kibir,kahramanlık,kahramanlıkنَخْوَةٌ
büyük görünmeye çalışmak,büyüklenmek,kibirlenmek,tekebbür etmek,kibir talep etmek,havalanmak,böbürlenmek,büyüklük taslamak,kibir talep etmek,horuzlanmak,büyük olmağa ve görünmeğe çalışmak,kendi nefsini büyük add etmek,kibir ve tazzum etmekتَكَبَّرَ : تَكَبُّراً
kibir,kendini beğenme,kendini beğenip böbürlenmek,kendini beğenmişlik,kibir,fazla gurur,tanlamak,gösteriş,caka,kendini görmek,kuyruk sokumuعُجْبٌ
kibir,ululuk,kibirlenmek,öneğilik,çalım etmek,övünmek,iftihar etmek,kibir,güzel görünüş,gurur,kendini beğenmek,küstahlık,kibirlenmek,çalım etmek,övünmek,kibir,gurur,kendini beğenmek,küstahlıkزَهْوٌ : إِفْتِخَارٌ : كِبْرٌ ، عُجْبٌ
fuhuş,zina,zulum,azmak,azgınlık etmek,saldırganlık,fesat,bozukluk,fucur,zorbalık,haksızlık,serkeşlik,fahişelik,kibir,zülüm ve tecavüzde bulunmak,haddi aşmak,istemek,dilemek,zülüm ve sitem etmek,serkeşlik etmek,talep etmek,istemek,isyan,haddi aşmak,tecavüz etmek,haktan sapmak,dilemek,azgınlık,asilik,hedefi tecavüz etmek,orospuluk,zina etmek,aşırılık,kibir,tekebbür,ifrat,taaddi,cinayet,kibir,yağmur yağmak,şiddetli yağmur,hasetبَغْيٌ : إِفْرَاطٌ ، ، ظُلْمٌ ، عُدْوَانٌ ،تَعَدٍّ ، حَسَدٌ ، خُرُوجٌ عضلَي القَانُونش ، جِنَايَةٌ ، فَسَادٌ ، جَوْرٌ ، تعدٍّ ، عصيان ، كبر ، تكبر ، الكَثِيرُ مِنَ المَطَرِ و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ
akım,cereyan, akıntı,sahile çarpan dalga,girdab, kibir ve gururdan başını yukarı tutan,akım,dalga,dalga yarılıp saçılan dalga,pek yukarı kalkıp çatlayan dalga,anaforakıntı,sahile çarpan dalga,yarılıp saçılan dalga,kibir ve gururdan başını yukarı tutan,kibir ve nahvetten başını yukarı tutan,mütekebbir süratle cereyan eden damar,Kürtçede Şip derlerتَيّارٌ (ج) تَيَّارَاتٌ و يقال قطع عرقا تيّاراً و يقال أيضا ثم أقبل مزيدا كالتيّار
kibir (ar)كبر ، تكبر ، غرور ، أنفة ، كبرياء ، عجب
kibir ileبالتعظم ، متعظما ، بالنخوة و المكبرة
kibir ediciمُتَعَاظِمٌ
fuhuş,zina,zulum,azmak,haddi aşmak,istemek,dilemek,zülüm ve sitem etmek,serkeşlik etmek,talep etmek,istemek,isyan,haddi aşmak,tecavüz etmek,dilemek,azgınlık,asilik,hedefi tecavüz etmek,orospuluk,zina etmek,aşırılık,kibir,tekebbür,ifrat,taaddi,cinayet,kibir,kibirlenme,yağmur çokluluğu,kapanan,yarada kalan ufunet eseri,talep etmek,istemek,baş çekmekبَغْيٌ : إفراط ، ظُلْمٌ ، عُدْوَانٌ ، جَوْرٌ ، تعدٍّ ، عصيان ، كبر ، تكبر و فِي القُرْآنِ الكضرِيمِ
kibir,nahvet,gururخَنَابَةٌ : نخوة ، كبر
Sakın kibir etme !إياك و الكبر!
kibirlenmek,kibir etmekزَأَيَ ـَـ زَأْياً
sakın kibir etme!إيّاكَ و الكِبرَ !
iyilikten ve yatlıktan halilik ve nesneden berilik ve hamlık ve çiğlik ve yönedsizlik ve tertipsizlikقَحٌّ
melce,penah,sığınacak yer,boyna astıkları hamayil ve,muska muhafazai nefse vesile olacak nesne ve afat ve beliye defi için ittihaz olunan muska ve tılsım ve tavizat misillü ve kale gibi muhkem ve metin ve mahfuz olan mevziحِرْزٌ
rükünler,köşeler,esaslar,temeller,şartlar,direkler,sütünler,kurmaylar,etraflar,anasır-ı erbaa,dört öğe ve element,nesnenin başlıca olan ecza ve azası ve mukarrer olan kavaid ve rusum ve devletin bakanları ve büyükleri ve ordu ve seraskerinin has muavinlerأَرْكَانٌ : شُرُوطٌ آدَابٌ ، عَنَاصِرُ أَرْبَعَةٌ وَهِيَ المَاءُ و الهَوَاءُ و النَّارُ و التُّرَابُ و هِيَ أَجْسَامٌ بَسِيطَةٌ َتَتَرَكَّبُ مِنْهَا المَوَّادُ ، أَطْرَافٌ ، أَجْزَاءٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَابَةٌ
galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلْعَبٌ (م) جَلْعَبَاةٌ
göregen kişi,galiz ve natıraş ve cafi ve şerrir kimse ve şu deveye denirki şaşkın ve oğuz adam gibi sersem ve sabukmağz olmakla yürümekte şitab ve süratle beyhude çabalayıp ikdam eder ola ona dahi *عجرفية*denirجَلَعْبَي : شديد النظر
bir husus çetin ve çaparız ve dolaşık ve peçapeç olmak haleti,firib,hile,fend,aldatma,bir nesne kalın ve kaba ve yakışıksız ve uslupsuz ve endamsız olmak,düzen,mekr,keyd,al,bela,musibet,dahiye,cüret ve ikdam sahibi kimseعِنْدَأَوَةٌ : عُسر، إلتواء و في المثل : إن تحت طرّيقتك لعندأوة
bir nesneyi bir nesneye medarı metanet eylemek,bir kimseyi bir kimseye püşt ve penah ve kuvvet-i zahr kılmak,ihkam için binaya dayak ve payendan ve destek nasp eylemek,hayvan ve davarın ab ve alefine ve sair hizmet ve tımarına güzel takayyut ve riayet etmekرَدْءٌ
paslı ve lekeli nesne,alüde -i ayıp ve ar ve lekenak lüm ve hasaset ve idbar olan kimseصَدِئٌ و يقال رجل صضاغر صَدِئٌ اي لزمه العار و اللؤم
kin ve düşmanlık ve diyetten alınacak kesim ve verilecek borç,şu kavimki meslek ve sanatları ve yaşamları hiçbir şeyleri olmayaضَمَدٌ
daima oturur ve yatar yani evinden çıkmaz çok yemek yer ve içer ve pek yalancı ve yaltaklanan ve uykucu kimseرَجُلٌ قُعَدَةٌ ضَجَعَةٌ أَكَلَةٌ شُرَبَةٌ كُذَبَةٌ خُضَعَةٌ نُوَمَةٌ
payidar ve sabit etmek,künh ve hakikatına varmak,hakkıyla anlamak,sağlam ve muhkem etmek,yapışıp ayrılmamak,hareketi mecali olmaacak surette darp ve cerh veya rapt ve hapis etmek,bürhan ve beyyine ile tekid ve zahire çıkarmak,ispatlamak,kanıtlamak,ispat eأَثْبَتَ : إِثْبَاتاً و في القرآنِ الكريم
şu hatuna denirki akile ve reşide olup iş ve sanatında pişkar ve hazıka ve kargüzar ola,davulcu,davul ve kös çalmakta ustad olan mehterدَرَّابَةٌ
siyah kadın,sevda,kara,malhulya illeti,bir illet ki insana arız oldukta pek gamnak ve mukedder olur ve şiddet üzere olursa bazen kendisini telef eder ve aşk ve hırs ve tamah arzu ahlat-ı erbaa dan malum hılttırki safra ve dem ve balgamdan gayrıdırسَوْدَاء (ج) سُودٌ
bir nesne çapraşık,karışık,güç,düşvar,örtülü ve kapalı ve muğlak olmak,müşkil ve ve müştebih ve mültebis olmak,hall ve cevabı güç olmak,harflere nokta ve hareke koymak,tayin etmek,işkâl,problem,sorun,çetinlik,çaprazlık,güçlük,düşvarlık,kapalılık,muğlaklıkإِشْكَالٌ (ج) إِشْكَالاَتٌ
bölmek,borcu mecmuan eda etmeyip bölük bölük eda etmek,taksit,borcun bir defada eda olunan bölüğüتَقْسِيطٌ (ج) تَقْسِيطاتٌ و تَقَاسِيطُ
borcunu vermek,üzerine vacip olanı yapmak,götürmek,ödemek,isal etmek,tediye,eda etmek,edaتَأْدِيَةٌ (ج) تَأْدِيَاتٌ
güzel yapmak,güzel eda etmek,okumakta her bir harfi mahreçten sıfatı layıkısıyla eda etmek,çıkarmak,tecvitتَجْوِيدٌ (ج) تَجْوِيدَاتٌ
borcunu vermek,üzerine vacip olanı yapmak,götürmek,borcunu ödemek,isal etmek,tediye,eda etmek,eda,tediye etmek,götürmekتَأْدِيَةٌ (ج) تَأْدِيَاتٌ : قَضَاءُ الدَّيْنِ
maldar,kudret ve yesar ve servet sahipleri zenginler,borçlarını alacaklarına gecikmeksizin ve oyalamaksızın vaktinde eda eder olan zenginler borçlarını alacaklarına gecikmeksizin vaktinde eda eder olan zenginlerإِمْلِئَاءٌ
maldar, kudret ve yesar ve servet sahipleri zenginler, borçlarını alacaklarına gecikmeksizin ve oyalamaksızın vaktinde eda eder olan zenginler borçlarını alacaklarına gecikmeksizin vaktinde eda eder olan zenginlerمُلَئَاءٌ
maldar,kudret ve yesar ve servet sahipleri zenginler,borçlarını alacaklarına gecikmeksizin ve oyalamaksızın vaktinde eda eder olan zenginler borçlarını alacaklarına gecikmeksizin vaktinde eda eder olan zenginlerمِلآءٌ (و) ملئ و يقال هو ملئ اي غنيّ متمول او حسن القضاء اي الأداء
eda (ar)أداء ، وضع ، طرز
hoş edaحُسْنُ الأَدَاءِ
eda tezkeresiتذكرة الأدآء ، وثيقة الخلاص
nazik edaذُو لَحْنٍ لَطِيفٍ
çirkin edaطور قبيح ، رداءة الطور ، أداء سيئ
görevi eda etmekتَأْدِيَةُ المَهَامِ
hacı eda ettiبَرَّ الحَجَّ
eda etmek,ödemekأَدَي ـِـ أَدْياً
süt ile kılıç,süt ile su yağ ile süt,ekmek ile su,buğday ile su,ekmek ile akşam,gençlik ile semizlik,iki ay yahut iki günأَبْيَضَان : لَبَنٌ و مَاءٌ ، لَبَنٌ و شَحْمٌ ، خُبْزٌ و مَسَاءٌ و شَهْرَان ، يَوْمَان و يقال لا يشرب إلاّ الأَبْيَضَين اي اللبن و الماء و يقال إجتمع للمرأة الأبيضان اي الشباب و السمن و يقال أيضا ما رأيته مذ الأبيضين اي اليومين و النهارين او الشهرين
çevgen yahut eğri ağaç veya gelberi nesne ile bir şeyi çekmek,keke ile eğdi ile budağı beri çekmek,kanca ile çekmek,kötü beslenmek,gıdasızlıkحَجْنٌ
Ebrehe fil ile Amerika ve İsrail filolar ile Ruslar bombalar ile Eset varillerle Müslümanlara saldırdı Rabbim onların üzerine Ebabil kuşunu gönderecekهَاجَمَ أَبْرَهَةُ عَلِي المُسْلِمين َ بالفِيلِ و الأَمَرِيكَا و إِسْرَائِلُ بالأَسَاطِيلِ و الرُّوسُ بالقَنَابيلِ و الأَسَدُ بالبَرَامِيلِ و رَبِّي سَيُرْسِلُ عَلَيْهِمْ طَيْرَ الأبَابِيلِ
Allah dileği ile,isteği ile,iradesi ileبِمَشِيئَةِ اللهِ
altın ile safran,et ile şarap,ekmek ile etأَحْمَرَان : ذَهَبٌ و زَعْفَرَان ، لَحْمٌ و خَمْرٌ ، خُبزٌ و لَحْمٌ
Hükema demişler:Eğer ab-ı hayat mesela yüz suyu ile satılırsa akıl almaz,zira hürmet ile ölmek hakaret ile yaşamaktan daha iyidir.قَالَ الحُكَمَاءُ مَثَلاً إذَا بِيْعَ مَاءُ الحَيَاةِ بِمَءِ المُحْيا فالعارِفُ لاَ تَشْتَرِ مِنْهُ شَيْئاً لأَنَّ المَوْتَ بالعِزِّ خَيْرٌ مِنَ الحَياةِ بالذُّلِّ
acı iki şey,fakirlik ile yaşlılık,yaşlılık ile hastalık,açlık ile çıplaklık,fakirlik ile ihtiyarlık yahut ihtiyarlık ile hastalık,acı darıأَمَّرَان : فَقْرٌ و هَرَمٌ ، هَرَمٌ و مَرَضٌ ، جُوعٌ و عُرْيٌ
kötü beslenmek,gıdasızlık,kanca ile çekmek,keke ile eğdi ile budağı beri çekmekحَجْنٌ : سوء الغذاء
e,a ile,la,le,başbaşa,ile,beraberlik ifade eden edat,ile beraber,bitrlikte,maa,ce,ca,vaktinde,bakmıyarak,maaمَعَ ، بِ و يُقَالُ فُلاَنٌ كَرِيمٌ وَهُوَ بَعْدَ هَذَا أَدِيبٌ اَيْ مَعَ هَذَا
insan ile cin,insan kısmı ile cin taifesi,insanlar ile cinler,ins ile cinثَقَلاَن : إنس و جِنٌّ و في القرآن
posta ile para gönderen ile alacak olanın adları ve para miktarı yazılıp para ile yatırılan kağıt,havalename,poliçe,havale,çekبُولِيصَةٌ (ج) بَوَالِيصُ: بُولِيجَةٌ : أَجِيلَةٌ
bir kimseyi bir şeye razı etmek,kadının başını baş örtü ile örttürmek,dağın başına çıkmak,birine kılıç,kamçı ile vurmak,yüzünü peçe ile örtmekقَنَّعَ : تَقْنِيعاً
akrep ile kara yılan,su ile hurma,su ile sütأَسْوَدَان : التَّمْرُ و المَاءُ ، الحِيَّةُ و العَقْرَبُ ، المَاءُ و اللَّبَنُ
iç yağı ile gençlik,uyku ile nikah,yemek ile nikahأَطْيَبَان : شَحْمٌ و شَبَابٌ ، نَوْمٌ ، أَكْلٌ ، نِكَاحٌ
ziyade acı iki şey:fakirlik ile ihtiyarlık yahut ihtiyarlık ile hastalık,acı darı,kötülük ile büyük iş,açlıkأَمَرَّان : فَقْرٌ و هَرَمٌ ، هَرَمٌ و مَرَضٌ و حَاجَةٌ ، شَرٌّ و أَمْرٌ عَظِيمٌ و يُقَالُ َّاقَ مِنْهُ الأَمَرّين اَيْ الشَّرَّ و الأَمْرَ العَظِيمَ
çalkanarak yürümek,kibirlenmek,tekebbür etmek,kibirlenip gezmek,ağır yürümek,yumuşak ve yavaş yürümek,çalkalanarak yürümek ,dalgalanıp çalkalanarak yürümek,kibirlenmek,aheste yürümek,yumuşak ve yavaş yürümek,çalkalanarak yürümekتَرَهْوَكَ : تَرَهْوُكاً
bineksiz ayak üzerinde yürümek,yaya yürümek,gitmek,şiddetli yürümekرَجِلَ ـَـ رَجَلاً
gece yürümek,yumuşak ve düz olan kumlar üzerinde yürümek,develer boyunlarını uzatarak ve adımlarını genişleterek çabuk yürümek,أَوْعَسَ : إِيْعَاساً
yap yap yürümek,çocuk gibi yürümek,çok yavaş yürümek,sürünmek ,emeklemek,ağır ve ihtiyatlı hareket etmek , ses çıkarmakدَبَّ ـِـ دَبِيْباً و دَبّاً
yap yap yürümek,usul usul yürümek,çok yavaş yürümek,sürünmek,yavaş ve sessizce yürümek,emeklemek,ağır ve ihtiyatlı hareket etmek,ses çıkarmakدَبَّ ـِـ دَبّاً و دَبِيباً
salına salına yürümek,sarhoş gibi salınarak yürümek,tekebbür ve naz ile yürümekتَبَهْنَسَ : تَبَهْنُساً
tez yürümek,çabuk yürümek,süratle yürümekهَفِيفٌ : سُرْعَةُ السَّيْرِ
filan filancaya hediye göndermek,hediyeleşmek,sulh yapmak,barışmak,şiirle birbirini yermek,bir tarafa ağarak yürümek,bir kimse zayıflığından iki kişiye dayanarak yürümek,orca puça yürümekهَادَي : مُهَادَاةً
sallanmak,eğilmek,ırgalanmak,dizi içine girmek,salınarak yürümek,kaz gibi üğrünü üğrünü salına salına yürümek,güzel yürümekمَيْحُوحَةٌ
omuzlarını silkerek seğirtmek,koşmak,tez tez yürümek,hızlı koşmak,yelmek,lenk ile yürümek,çabuk yürümek,çabuklamakهَرْوَلَ : هَرْوَلَةً
kişinin soyu,nesli kesimek,tükenmek,çocuk gibi sendeleyerek yürümek,az yürümek,gitmek,binayı kat kat yapmak,merdiven yapmak,çocuk gibi sendeleyerek yürümek,az yürümek,gitmek,binayı kat kat yapmak,merdiven yapmak,ölmek,yap yap yürümek,yavaş yavaş yürümek,az yürümek,çocuk gibi sendeleyerek yürümek,gitmek,binayı kat kat yapmak,merdiven yapmak,merdiven çıkmak,binayı üst üste yapmak,ölü arkasından nesil bırakmamak,nesil,soy tükenmek,kitabı katlamak,kapamak,dürmek,kaftanı sarmak,alışmak,arasına sokmak,derc etmek,almak,çocuk gibi sendeleyerek yürümek,gitmek,merdivenden yukarı çıkmak,çalışmakدُرُوجٌ
tekebbür ve naz ile yürümek,salınarak ve böbürlenerek yürümek,salına salına yürümekبَهْنَسَ : بَهْنَسَةً
yayı eğip kiriş geçirmek,köleyi dövmek için ellerini dizlerine bağlamak veya alel ıtlak bağlamak,süratle yürümek,bodur adam gibi ufak ufak yürümek,süratli koşmak,bodur adamın yürüyüşü yürümek,süratli koşmak,bodur adamın yürüyüşü yürümek,bağlamakجَحْمَظَ : جَحْمَظَةً
hızlı geçmek,hafifçe yürümek,kuş kanatlarını oynatmak,kuş kanat çırpmak,ağır ve yavaş yürümek,işe hazırlanmak,nesneyi kökünden koparmak,yaklaşmak,bir şeyi kökünden koparmak,çıkarmak,havaya uçurmak,yap yap yürümek deve yumuşakça yürümek,itmek,kuş kanatlarını güvercin gibi oynatmak,yaklaşmak,tahrik etmek,kuş kanat çırpmak,ağır ve yavaş yürümekدَفَّ ـُِـ دَفّاً و دَفِيفاً
yaya yürümek,piyade yürümek,gün yükselip gündüz aydınlık olmakتَرَجُّلٌ
Bilgilendirme
Sitemize yen kelimeler ve yeni diller Arapça Türkçe Türkçe Arapça, Arapça-Arapça Farsça Arapça,İngilizce,Arapça Endonezyaca Arapça dilleri eklenerek güncelleştirilmiştir إن موقعنا تم تحديثه بعد أن أضفنا إليه الكلمات الجديدة و القواميس الجديدية مثل قاموس عربي عربي و قاموس تركي عربي و عربي تركي و فارسي عربي و إنجليزي عربي و أندونوسي عربي و سوف نقوم بتحديثه كل ستة شهور مرة إن شاء الله
Paylaş
Elmawarid
Benzer Terimler
ElmaWarid